Yusuf olmak isterdim
aşkın kuyusu için
ibrahim olmak isterdim
aşkın ateşi için
Düştüm bir kuyuya
Ne çarpışmalardan çıktı yüreğim
Çarpsada inadına sen diye sevdiğim
Gözlerinde saklı aşk dolu cennetim
Yıldızlar ile gelirim sana ebediyetim
Gülüm ne senle yaşayabildim
Her acıda bir ömür eskittim
Her eskiyen ömürde bin can verdim
Eskimek yeni çağda eski bir aşkla
Her yeni bir sayfada yazılan sevda
Beni eskiten sadece kendi acılarım değil
Güle yazılmış sevdanın hüzün denizinde boğulmaktayım
Ey gönül aç kapılarını ben geldim
toprak olurum gönül yurdunda
eğer istersen hüznün dikeni
gül gülistan olsun diye yurdun
Yüreğimden hüzün damlası damlar
Ölüm gel bul beni
Gel bir aşk vakti şehadet ile
Gel yaşamak adına düş ile
Gel vedalaşmadan aşk ile
Gel sadakat ile sar beni
Hiç ateş yaktığına şahit olmaz mı
Gel seyre dursun aşk gel adın aşk
Yolum çizilmiş hasretinle meçhul
Gel seyre dursun aşk gel adın aşk
Güzelliğini seyre dalsam ey gönlüm
Ateş yandı bize yanmak düştü
gel seyreyle gönül ne oldu
hayat vurmadan hayal vurdu
göz pınarları yare aktı durdu
Vakit o vakit ki aşk bizi buldu
İlkbahara hasret sonbaharda yaprak döktük
Aşk ile semada sevgiliye yar diye döndük
Kazılan mezara duygu seli gibi kendimizi gömdük
Zindan evinde sürgün öylece son nefeste öldük
Yüreğim kafeste aşkın benliğimin her zerresinde
Gözlerine sürgün edildim sevgilim
Ahu yarem tek parem
Ben aşkın bir nefereyim
Sen benim kutsalım
Davam kavgam sevdam...
Şimdi bu senin çektirdiğin sürgünde cefadır
Lakin bilmelisin senden gelen gönlüme sefadır
Yar Taşınca volkanlar gönül aşkınla coşmaktadır
Mavzer yatağında bulunan can sana kurbandır
Dönülmez anılarda duyulan özlem bana hatırandır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!