Ben bir kulum
Hayatı anladığımda
Ölüme razı oldum
Ama yine de görmedim
Ağız tadında bir ölüm
Hep yaşarken ölenlerden oldum
İyi nedir — bir eylemin kalbindeki niyet mi,
Yoksa kalbi dinleyen sessiz bir vicdan mı?
Doğruyu ararız taşın gölgesinde,
Ama taş da, gölge de güneşe bağlıdır aslında.
Bir el uzanır karanlığa,
Bir söz söyle, düşün önce,
Dil yarası geçmez gece.
Ne ektiysen, onu biçersin,
Hayat budur: ne verirsen, onu seçersin.
İyilik ek, büyür zamanla,
Bir ömür sürer de geçer fark etmezsen,
Ne kazandın derler, neyi terk etsen.
Bilgiyle yürürsen karanlık diner,
Cehalet hüküm sürmez, ışık yeter.
İyilik ekersen her güne, her ana,
Senin adını fısıldıyor rüzgâr,
Her esişinde varlığım titriyor biraz.
Çünkü bilirim,
Yaşam — senin gözlerinden başlıyor.
Ben, varlığın kıyısında duran bir hiçtim,
Duyularımızın algılayamadığı şeyler var.
Bu şeyler bir araya gelse gizli bir alem olur.
İnsanoğlu fıtratı gereği mistizme ilgi duyar.
Doğup büyüdüğü karanlığa ışık tutar durur.
İnsan yol arayıcıdır, bilimin ilmin ışığında.
Hayat yanlışların götürdüğü bir doğrudur
Doğrular yanlışları savunmaz yanlışlar doğrusuz olmaz
Bir dini savunmak tüm dinleri savunmaktır
Ne kadar özgürüm ben —
Rüzgârı seçemem ama
Yelkeni açmak elimde mi hâlâ?
Yoksa o da çoktan yazıldı mı
Zamanın görünmez defterine?
Öyle bir kadın seversin ki sana şiir olur şiir doğurur
Sen aşk oldu sevda doğdu zannedersin ne güzel
Kadın tüm güzel hislerin baştacıdır sevgi buyurur
İnsan bir kadını sevince tüm güzellikler ona özel
Kadın gökkuşağıdır erkek ise dışlanmış siyah
Toprağın derininde uyuyan o sessiz tohum,
Bir kadının eli değince uyanır uykusundan.
Güneşin her sabah yeniden doğuşundaki o azim,
Alır rengini bir yüreğin bitmez tutkusundan.
Bir fırtına kopsa, önce onun saçları dalgalanır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!