Sevgili sevincim benim az sevmedim güzel huyunu
Dil-i biçare gönül ruhum alev almış sönmüyor
Gözlerinin çeşmesinden içerken zemzem suyunu
Adam duymuş ney sesini
Görmüş gönül hanesini
Bir muhabbet dönüyormuş ulu orta
Aşkın şarabı helal ile haram arasında
Bilir misin yârim sevdiğim
Ne ben sana yanmayı seçtim ne sen bana yar olmayı
Biz sevdik sadece gönlümüze biat ederek
Cehennem uslanmadıkça sevdamız bitmez
Gönüldeki cehennem durulmadıkça sevdalıyız
Ben varmaya degil yanmaya geldim
Sen yanışımı kabul et allahım
Kabul etki kül degil kul olayım
Aşk deryasında aşkı bulayım
Eğildim üstüne hayatın, elimde ipekten bir sızı,
Gergefe gerdim bu gece, alnımdaki o yalnız yazı.
Her iğne darbesi kalbimde bir yankı, bir derin iz;
İşliyorum kumaşa, içimdeki o bitmez ayazı.
Gül kurusu dertlerim var, altın sarısı hayallerim,
Cehalete zaman ayırıp gerçeğe can vermek olmadı olmaz
Sen kalk cahile zaman ayır o haddini bilmez ille de can alır
Zamanında bir canı var zamanı öldürmemeli değerlendirmeli
Gözlerin kalmış gibi bakıyor her yer,
Adını fısıldıyor duvarlar geceleri.
Bir adım atsam da uzaklara doğru,
Ayaklarım tutar seni… gidemez elleri.
Gidemem, çünkü sende kaldı ruhum,
Gidişim bir şiir olsun istiyorum
bir aşk şiiri olsun mesela celladım
aşktan ölen şehittir aşıklara bu yakışır
gündüzüm gül olsun istiyorum
gecem yine ay kalsın
sonbaharda yapraklarım dökülsün
Gidiş yolundayım hala
Geri dönemedim bir türlü
Yol bitmedi acı eskimedi ki
Geri döneyim bir tanem
Bir zindanda gibiyim
Gitmek nasıl bir şey bilir misin
Gitmek bir an yoldaş bulmaktır kendine
Ya da yoldaş olmaktır başka birine
Ya da kucaklaşmaktır hasret esintisiyle
Giderken çalan her şarkı senindir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!