Ben bir cehennem tutturmuşum ki hiç sorma yar
Sanki zifiri bir gecedeyim şafak hiç gelmez
Dilimde hep aynı türkü gönlüm prangalanmış
Gözlerin hep bir sır gibi gizli bir anahtar
Kapıyı bulup açsam bile ne faydası var
Hep bir cehennem hep bir mahşer bekleyişte
Kimsin sen kimsin
Can değil misin ya da canan
Yüreğim yüreğine yanıyor peki neden
Sen dost yoldaş değil misin bana
Yoksa yüreğim gözlerim ah bunlar yalan mı
Bir taş duvar susar, ben susarım,
Gölgeyle konuşur oldu düşüncem.
Işık, bir anlık misafir gibi,
Geçip gider, ardında sessizlik dem.
Demir parmaklıkta erir günler,
Hücreler soğuk
Hücreler ölüm yuvası
İnsanlar yakılıyor
İnsanlar yıkılıyor
Ölüm yılmıyor
Duvarlar aldırmıyor
Hayat tüm güzel renklere boyanmış
Sonra hüsrana uğratmış yaşayanları
Bulutlar öpmüş dalgaları sürgünce
Kuruyan gecede uykuya yatmış düşler
Sonrası zifiri bir tutku sevişme
Gecenin rengi barut rengine benzer
"Hücremin yalnızlığıdır sana olan sevdam
Belki de yalnızlığa sitemimdir bu kavgam
Şahlara yükselir inançla aşk ile dolu davam
Gül yüzüne hasretim ey benim yari yaram
Üzeri örtünmemiş mezardan duy beni
Zamanın tozlu rafından indirdim o ağır akdi,
Ruhumla dünya arasında kurulan o eski bendi.
Bir imza ki; varlığımı bin surete bölmüştü,
Bugün feshettim hepsini, sahte benlikler öldü.
Benliğimin altına kazınmış o mühürlü şartlar,
İnancını hiç yitirmedin değil mi
Hala umudun var
Her ne kadar acı çeksen de
Hala iyi ve güzel şeylere bel bağlıyorsun
Ama biliyorsun ki
Gün gelecek direncin düşecek
Bir gölgedir geçip giden,
Bir izdir kalan…
Zaman, avuçlarımızdan süzülen
Bir tespih tanesi gibi kırılırken
Sesini duyarım seleflerin:
“Biz buradaydık.”
Ölü bir adamın öyküsünü anlatır rüzgar
Her esişinde yüreklere bir hüzün serper
Ölü bir adamın hayatıdır bu baktığın mezar
Her konuştuğunda nice yürekler dağlar
Hançeri mahşer nedir bilir misin sen söyle
Nefesini keser hançerler yüreğini yakar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!