Bir rüzgâr eser, adını taşır,
Yüreğimde sızlar eski bir anı.
Gözlerin düşer gecenin karasına,
Ve ben yine seni düşünürüm, sızısız kalanı.
Kalbim bir kuş, kanadı sen,
Senle başlar her şey… Gün, gece, nefes,
Bir bakışın yeter, kalbimden geçersin.
Adını anarken titrer içimde heves,
Sanki her harfini ömrüme eklersin.
Kirpiklerin göğe çizilmiş dua,
Ben bir yusuf olsam
düşeceğim kuyu sen ol
ben bir ibrahim olsam
yanacagım ateş sen ol
Ben bir eyüp olsam
Köy havası ve ortamı
Bırak onu bunu şunu
Biraz olsun hadi nefes al
Boğulma betonlar arasında
Dağları heybetli ve görkemli
Gözlerin vardı bir zaman,
Baktığımda susardı dünya.
Bir tebessümünle başlardı
İçimde sonsuz bir bahar.
Şimdi her şey biraz eksik,
Bir kalbin içinde sürgün bir çarpıntıyım
Özlemin var ama sen yoksun
Diyarbakırın not defterini artık ben tutuyorum
Birbirimizin halinden anlıyoruz herhalde
Diyarbakır yorgun ben de vurgunum
Kalbimin çarpıntısıyla sürgün oluyorum
Bir sabah uyanırken adınla doldu içim,
Gözlerimde ince bir buğu, sanki sen.
Kaldırımlar ıslak, gökyüzü kırık,
Ve şehir — sensiz, bir yabancı ben.
Kokun kalmış yastığımın ucunda,
Gece inerken dağların omzuna,
Bir serinlik dokunur kalbime.
Yıldızlar, unutulmuş dualar gibi
Titreyerek açılır gökyüzüne.
Sensizliğin rüzgârı eser içimde,
Bugün yine içerdeydim
Bir gül seyrinde
Hasret ile durmadan
Yüreğimi delik deşik ediyordum
Sonra inceden bir rüzgar esti
İnanamazsın yaşadığım duyguya
Sen geldin,
göğsüme bir kuş kondu sanki,
kanatları gül, bakışı deniz.
Zaman bile durdu o an —
bir tek adını söyledim sessiz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!