Bilemezsin yüreğimin bu kaçıncı yanma asrıdır
acının surlarında kaçıncı tutsak oluşum
anlatamam anlayamazsın beni heval inan
kör aynalarda kalmış paslı prangalarız biz
Acıların bağrından kopmak isterken usulca
Tozlu bir defterin arası şimdi sen,
Yıllar öncesinden kalma bir düş gibi.
Dokunsam dağılır hayalin elimde,
Hatıralar gibi sessiz, hatıralar gibi gizli…
Bir zamanlar gülüşünle aydınlanırdı sokaklar,
Hatırlamak, zamanın geriye açılan bir penceresidir —
ama o pencereden baktığında
hiçbir şey seni görmez artık.
Geçmiş, ellerimizden sızan bir ışıktır;
dokunmak istersin,
Sen aşksın her daim sevgili
Hayal edilen solmayan gülsün
Gönlüm hasretinle yaşlanır
Kalbimin sır mabedi sevgili
Yağmur damlası düştü ateşime
Hayat kimi zaman bir bumerang cehennemi,
Kimi zaman da tümüyle bir yaşama sevinci
Hayatta öyle şeyler var ki dostlar,
Yapsan olmaz, yaksan hiç olmaz.
Gölgelerde ışığı duydum
Rüzgarda deli bir ıslık
Beni bana fısılda sevgili
Ben seni duyarım aşk diye
Ne şiirler ezgilerde bakıştık
Bizi bize duyuran aşk oldu yine
Bir harf düştü avuçlarıma
ince, sessiz, yalnız;
kendi başına bir gölge gibi
anlamsız —
ama umut dolu.
Geceler uzadıkça içimde sen,
Bir yıldız düşüyor karanlığa,
Ama parlamıyor artık…
Çünkü senin gözlerin yok
O karanlığı aydınlatacak.
Gönlüme nakşolan hasretin bağrından sesleniyorum sana
Belki incinmişsindir yokluğun efkarından öylece
Bilmem ki yanmanın yanında incinmek nedir
Yanmaktan fırsat bulursam incinirim belki
Belki de benden çok yanmışsındır gönülden gönüle
Rüzgâr savururken gül kokunu yâre,
Solgun düşlerimle konuşur gece.
Seninle başlar her dua, her sitem,
Adınla titrerim, aşk vaktinde
Gözlerin, bir zaman ışıkla doluydu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!