Gece
Sükûnetin gizli ortağı gibisin
Sessizliği kendine yurt mu edindin?
Aydınlık çekilince uyanır özün
Saklı sayfalarda gezinen harfler gibisin
Bir rüzgâr geçer içinden
Adını bilmediği bir yerden
Kırmızı dökülür üstüne
Nazlıca dokunan, kadife gibi latif
Gelincik olur
Ezelden ebede her nefeste, hu
Işıkların ötesinde her bir seste, hu
Ruhların zerresinde
bedenlerin kafesinde, hu
Yıllar dökülür omuzumdan
Solmuş bir örtü gibi
Bir çocuk kalır geriye
Telaşsız
Ürkek
Sîneme düştü yine gizli bir ateş o ışk
Ruhuma doldu gece nûr ile hem-dem o ışk
Bir nazarın eritir dağ gibi benliğimi
Bir damlaya sığar mı bahr-i muazzam o ışk
Bir yüzün bahar, bir yüzün ayaz
Karanfil kokulu her mevsim beyaz
Aynı gökte, tek tende fırtına ve sessizlik
Gerçeğin aynasında kırılır bensizlik
Gün doğuyor içimde
Ufkun zamanında büyüyen
Güneş özüyle süzülüyor
Gölgemde büyüyor çiçekler
— Söylesene yolcu,
ölüm nasıldır, nasıl ölünür?
Hani belki feyz alırız, bir hazırlık yaparız.
— Yolcu dedi:
Tozlu raflarda kalan bir merdivenin tozu
silinmeli dediler
Kim benden ne çaldıysa geri versin
Sahibi olduğum için değil hani
Emanetçiyim şunun şurasında
Elçiye zeval olmaz bilirim
Mazi kör düğümlü bir urgansa bakma
Yere düşen aylar misalidir ömür
Aylar ki ayık gezen bir Firavun gibi
Asiye affeder tüm Firavunların gölgesini




-
Hikmet Çiftçi
Tüm YorumlarÇok çok güzel. Hem de çok çok çooook güzel.
Ne kadar rahat ve etkileyici bir anlatım. İnsan okudukça şiirin büyüsüne kapılıyor. Bir daha, bir daha okuyorsunuz.
Kastedilen aşksa nasıl bir aşktır, özemek mi, yoksa çok sevilen birine bir ithaf mı? .. Geçmişte yaşayan ve yaşanan kişi ve olay ...