Dolup taştım Senle Ya Rab
Bu dilime yansıdı
Tesbih sade dilde değil
Ruhun özünde saklı
Yorgun dizelerimi yazmak istemedim hiçbir kağıda
Virgülleri eksik tümceler de kurmak istemedim
Soru işaretlerinin hepsini ters çevirdim
Sevda panayırından geçtim
Almadım bir kadeh su
Allah'ın aşkıyla yandım
Söyleyin yetmez mi bu?
Yol
Bu yol böyledir
Dağlar var, bulutlar, yollar var
Bu yol böyledir
Kimi küser ağlar
Zühre Yıldızı
(En parlak olan, en çok yanmış olandır)
Zatına mülhem idi ufkun gümüş çivisi
Ne kabukta ara beni, ne esen rüzgârda
Ben, fırtınanın doğduğu o gizli merkezim
Zaman eriyip giderken sonsuz intiharda
Hiç eksilmeden kalan kadim nefesim
Gönül sana dinle dedim
Yer göktedir gök yerdedir
Kalbin ile bil istedim
Yer göktedir gök yerdedir
Bildiğini ilan etme
Gölge ardına saklar yüzümü
Zamanın çarkında büküldü hece
Sırra ram eyledim söze sözümü
Sessizlik büyüdü kalbe girince
Rayihası siner buğusuna gecenin
Sindikçe yıldızlar alevlenir
Alevler düşer kızıl bir heceye
Susar sineler
Susar mermerden bir kalabalık




-
Hikmet Çiftçi
Tüm YorumlarÇok çok güzel. Hem de çok çok çooook güzel.
Ne kadar rahat ve etkileyici bir anlatım. İnsan okudukça şiirin büyüsüne kapılıyor. Bir daha, bir daha okuyorsunuz.
Kastedilen aşksa nasıl bir aşktır, özemek mi, yoksa çok sevilen birine bir ithaf mı? .. Geçmişte yaşayan ve yaşanan kişi ve olay ...