Ben Sho-Na
Böğründe oturan öküz
Karanlık ikizin
Işığını büyüttükçe küçüldüğüm
Ağlar mıydı dudaklar bir yangının külünden
Anlamını yitirmiş gözüne inen tülden
İsmail misali boynumda teslimiyet
Kesmeyen her bıçakta saklı bir hikmet
Çölün ortasındaki seccademdir ıslanan
Kumların üstündeki ayağımdır tozlanan
Direksiz gökyüzünde mihrapsızım oysa ki
Birkaç dosta sahibim sonsuzluğa uzanan
Çölün ortasındaki seccademdir ıslanan
Neden korkuyorsun yükselmekten
Alçalmaktan korkmalıyken
Oysa
Bir kuş tüyünde resmetmek dünyayı
Bir bulutun koynunda sarmalanmak yumuşacık
Gecenin en siyah aynasından koptu bir kanat,
Zamanın kırık çizgilerinde, usulca süzülen.
Ne bir vedadır bu geliş, ne de bir ağıt,
Eşiklerin ardındaki o gizemdir gözlerinde büyüyen.
Dil-hânesine vardım, kapın mest ü münevverdir, mâzursun
Bir nazarınla cân alan her dem yine serverdir, mâzursun
Ben hicr ile her şebde figân içre tükenmişken
Sen gülşen-i hüsn içre sanırsın ki seherdir, mâzursun
Çeşminden akan fitne gönüllerde mukadderdir, mâzursun
Kapıda eskiyen rüzgâr duralı
Bir eşik sesidir, cana duyulan
Ne yollar büküldü, ne bağ yoruldu
Bir garip gölgedir, tenden sıyrılan
Doya doya yaşamalısın hayatı
Üzülmeli mesela doyasıya
Üzmeli gerektiğinde
Kaçmamalı
Öyle ucundan kıyısından değil
Tam ortasından
İncir'e ve Zeytin'e and olsun
Kalbine talibiz
telli duvaklı bir kızın
Lidya'dan Ninova'ya
Papatyalardan bir taç giydirmeye
Buğday başaklarına
Bir zamanın külfeti duruyor üstümde, Fa
Sıla'nın özlemi özünden ırak olmakmış
Nerde bir gurbet görsem gözünden tanırım;
bedenin ülkesine uzak durmuş ruhun
Eksik kalan durur yalnızlığında




-
Hikmet Çiftçi
Tüm YorumlarÇok çok güzel. Hem de çok çok çooook güzel.
Ne kadar rahat ve etkileyici bir anlatım. İnsan okudukça şiirin büyüsüne kapılıyor. Bir daha, bir daha okuyorsunuz.
Kastedilen aşksa nasıl bir aşktır, özemek mi, yoksa çok sevilen birine bir ithaf mı? .. Geçmişte yaşayan ve yaşanan kişi ve olay ...