Her suskunluk,
bir boşluk değil
bir yankının
dile gelmeyi bekleyen gölgesidir.
Söylenmemiş sözler,
Bu akşam aynı sokaklardan
son kez geçtim.
Adımlarımı bilerek yavaş attım,
sanki kaldırım taşlarına
veda etmeyi öğreniyordum.
İçimdeki heves bitti,
Bu uğradığım son köydü.
İlerisi darmadağınık,
Yıkık virane evler var.
Bildiğim yollar kapalı,
her şey bittikten sonra
bir şey kalır sanır insan
kalmıyor
ama gitmeyen de bir şey var.
adı yok
Bazen düşünüyorum
ya ben de yoksam?
ya kuyu da yoksa?
ya kuyunun dibinde su da yoksa?
Ya hiçbir sey görmediysem
Önce sustum.
Sözler anlamını yitirdi
sen gittikten sonra.
Sesin boşlukta çınladı
ama dönmedi.
Sahnede artık kimse yok,
kostümler toza bulanmış.
Bir sandalye devrilmiş,
üzerinde unutulmuş sözler var hâlâ.
Perdeler kapalı,
Yola çıktın,
arkanda yanık duvarlar,
önünde suskun sınırlar var.
Bir mendile sardın sesini,
kardeşinin gözyaşıyla ıslattın.
Koşar adım uzaklaştın
Gittin…
ne bir söz bıraktın
ne de bir iz.
Sesini aradım önce,
sonra kokunu.
Her düş bir başlangıçtır,
her yara bir dönüş.
Kalp bazen düşer, bazen yanar,
ama sonunda hep kendi huzuruna varır.
Bir kalp, düşmeden öğrenmez derinliği.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!