Yaz Dügünlerinden Harami
Tüller giymis gelin çiçekleri Muhayyer
Kıvrılmış mızrak olmus,
Nasil olmuşsa? !
Evinin kapısını çaldırmış
giden Hasret
Eli değmişken insanın kendine
Yaşamak denen işi eline yüzüne bulaştırmadan
Üstesinden gelmeli
Yoksa niye gelecekti buralara doğmakla,
Eğer ölüm
Varsa yoksa ölüm olacaktıysa?
Gurbet sılası
Yokluğun hemdem halleri
Güvendiği dallarından kendi kendine dökülerek
Kalplerini yoktan suretlere vere vere insanlar
Daha fazla ve daha fazlasına sürünüp sürüklenmelerin
Ecel şerbetinden susuz koyup bağını bahçesini
Bir kelebek görsem
Yelyavan aklımla peşinden gitmeye
Belki tutulur sanarak bir avuç rüzgarı
Nefesime eş koşrak üç günlük çiçek çağından
Kapılıp sınırsız ve sonsuza
Dönemesem de o diye gittiğim
Bozulunca yapı
Bozuktur içinde kendini hayaleden resim
Bakan göz de
Bakınılan gözüken de
Şaşı, eğik, çıfıt, kokuşkun..
İçi dışı içeriksiz bozulunca yapı
Balık nerden kokarsa koksun işte,
Ortada kokuşmuşluk var ya sen ona bak
Çünkü kendini yuyamıyan su kirlenmiş
Çünkü dalgalarına boğulmuş deniz çürümüş
Çünkü işlemesi durmuş demir paslanmış
Çünkü ne at, ne üsküdar, ne istanbul kalmış
Yine böyle bu vaziyet
Tencere taşarken kaynayan kazanında dünyanın
Çömçeye paha sorma derdine düşmütü de insan
Kılı kırk yaran yalanda dolanda saati ters tarafından çalıştırıp
Keskin kıyafetli
Jilet bakışlı
Kafasına yuro-amerikan sinemasalından yapıştırma kesme kareler püskürtülen
Ve cennet,
Cennet,
Yalancı dünyanın cennet, bi cenneti ki diye,
Uçuş kaçış bir olunan Yuro-amerikan
Onun küçüğünden olacağız ille diye milimetrik zentralist Mendireksiz Mendereslerle
Atinanın dışında kalanlara
Kazık atmasaydı bile Perikles
Sanırım gene ölümüne koşacaktı
Alınmış üstüne vazife bilen
Deli sevinç
Agemennonun karısı Heleni turuvalı Parise
Karnın...
Zıngır zıngır zil davul
Ne çalarsa çalsın karnın
Kalbin senden umudu kestiyse
Kafan basmıyorsa hayıra ve şerre
Aç ve açıktaysan insanlığını dünden mezara gömdüğün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!