'Analar ağlamasın' mış....!
Aynı ağzı kullanan dördüncüsü aranır pokerciler gibi
'analar ağlamasın' mış....
Açık
Net
Ve harfi harfine kıvırtmadan, direk
Mardin burda
Ben orda
Kilimle çuhalanmış ince oymaklı işlenmiş perdelerde saz cümbüş
Utangaçlığını tomurcuklara saklayan gül adlı sanki
Yağmura yakalanmış bugün ıslak gamzeleri seher mahuru
Bakıştık iyce bir..
Maviliden arasta
Yeşilden bir kemer kuşanmış
Kuzeyinde ne arar yavrucak kedi, mevsimi buz tutan damın
dertsiz olanı yok gibi kara gün sata sata zülfüde perişan
yokluk Afişlerle bumu yani şimdi buralarda biryerde olmak.?
Tesadüfi,
Gözleri dünyaya açılmadık tomurcuktan
Mahkemeler sokağına düştü velakin
Üzgün rampalarda yağmura bulaşan tok sesleriyle
Asyalı bir arzu çıldır çıldırak
Birileri klarnet –keman çalıyordu sessizliğin kulağına
Kuzeydeki meydanda
Camları ne renk olursa olsun
Nasıl bir çerçeveden görünürse görünsün aldananın yüzü
Gözlüklerle saklayamaz kimse, görünüşünü
Ne hüznünü ne sevincini, kimse kimini nesini
Desene ki şuna sen eğer,
yarın insan ise zamanına misafir,
Sigortaya biri gitse de baksa bari
Akşam karanlığa kavuşmakta gün, cin çatlamakta camda şişede
Gitse biri elektiriğe dese ki
Yapma birader...
Kontak kapayıp haberli habersize gitme dünya asansör içi ameliyathanelik
Asık suratlar
Buçuğu geçkin
Hemen hemen tama yakın
Papağanına kızak kaydırmak kadar motorunun arkasına ip bağlayıp denizin
Suyu
Havayı
Toprağı
Bırakmam diyor sanki
Asla bırakmam
Dönüp ağlayıp kopmuş bir filmin eksik kalan yerinde papatya
Aklında kendi kedisiyle sözleştiği kavuşma saatlerine durup dinen
Yorgun sarkaçlar gibi resmedilmeyen mahurda
Papatya
Tarifsiz
Uzak ellerden doğmuş bir salkım ay ışığı gibi
Camdan bakan evin güzel konuğu tarifsiz
Aramızda ne yel var ne boran
Aramız
Sümbül dağlarından çiçek
Kendi olmamaya bir türlü yanaşmayan
Kol dirseklerle
Ayakları ateşler püskürtüsünden di li geç miş
Tırnağında bir yerde aslı olmalıydı oysa
Bütün tükenişlerinden
Ölümlerden zoru döne döne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!