Eli değmişken insanın kendine
Yaşamak denen işi eline yüzüne bulaştırmadan
Üstesinden gelmeli
Yoksa niye gelecekti buralara doğmakla,
Eğer ölüm
Varsa yoksa ölüm olacaktıysa?
Yaz Dügünlerinden Harami
Tüller giymis gelin çiçekleri Muhayyer
Kıvrılmış mızrak olmus,
Nasil olmuşsa? !
Evinin kapısını çaldırmış
giden Hasret
Gurbet sılası
Yokluğun hemdem halleri
Güvendiği dallarından kendi kendine dökülerek
Kalplerini yoktan suretlere vere vere insanlar
Daha fazla ve daha fazlasına sürünüp sürüklenmelerin
Ecel şerbetinden susuz koyup bağını bahçesini
Bir kelebek görsem
Yelyavan aklımla peşinden gitmeye
Belki tutulur sanarak bir avuç rüzgarı
Nefesime eş koşrak üç günlük çiçek çağından
Kapılıp sınırsız ve sonsuza
Dönemesem de o diye gittiğim
Bozulunca yapı
Bozuktur içinde kendini hayaleden resim
Bakan göz de
Bakınılan gözüken de
Şaşı, eğik, çıfıt, kokuşkun..
İçi dışı içeriksiz bozulunca yapı
Balık nerden kokarsa koksun işte,
Ortada kokuşmuşluk var ya sen ona bak
Çünkü kendini yuyamıyan su kirlenmiş
Çünkü dalgalarına boğulmuş deniz çürümüş
Çünkü işlemesi durmuş demir paslanmış
Çünkü ne at, ne üsküdar, ne istanbul kalmış
Yapılmış yollardır kalbin
Kalbin aşka yapılmış yollarıyla sana doğru iz bulmaya çalışan birebir sen
Büküşse büküş
Yokuşsa yokuş
Dik
Bayır
Cenazesinin ardından
Felakete dolmuş kaldıranlar korteji
Herkes gidiyor diyelerin aldanmışlığına uyup
Uğranılmış bir baskın sonrası herşeyin yerle bir perişanlığıyla
Toplaması ömürden ömür isteyen
Eğer
Bütün herşey
Toprağına tohumlandığı özü esası itibarından
Gül ekersen gül
Tütün ekersen tütün...
Tütün ekip gül bekleyen eeeeeeey
Acıların ambarındaki depo memuru..
Neyse ahbabım neyse...
Diyeceğim şudur ki
Bütün haddini
Hudutsuza yançizen imparatorluklar
Hemen hemen değil
İmi tümü hepisi ahbabım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!