Maviliden arasta
Yeşilden bir kemer kuşanmış
Kuzeyinde ne arar yavrucak kedi, mevsimi buz tutan damın
dertsiz olanı yok gibi kara gün sata sata zülfüde perişan
yokluk Afişlerle bumu yani şimdi buralarda biryerde olmak.?
Tesadüfi,
Mardin burda
Ben orda
Kilimle çuhalanmış ince oymaklı işlenmiş perdelerde saz cümbüş
Utangaçlığını tomurcuklara saklayan gül adlı sanki
Yağmura yakalanmış bugün ıslak gamzeleri seher mahuru
Bakıştık iyce bir..
Camları ne renk olursa olsun
Nasıl bir çerçeveden görünürse görünsün aldananın yüzü
Gözlüklerle saklayamaz kimse, görünüşünü
Ne hüznünü ne sevincini, kimse kimini nesini
Desene ki şuna sen eğer,
yarın insan ise zamanına misafir,
Gözleri dünyaya açılmadık tomurcuktan
Mahkemeler sokağına düştü velakin
Üzgün rampalarda yağmura bulaşan tok sesleriyle
Asyalı bir arzu çıldır çıldırak
Birileri klarnet –keman çalıyordu sessizliğin kulağına
Kuzeydeki meydanda
Cenazesinin ardından
Felakete dolmuş kaldıranlar korteji
Herkes gidiyor diyelerin aldanmışlığına uyup
Uğranılmış bir baskın sonrası herşeyin yerle bir perişanlığıyla
Toplaması ömürden ömür isteyen
Eğer
Bütün herşey
Toprağına tohumlandığı özü esası itibarından
Gül ekersen gül
Tütün ekersen tütün...
Tütün ekip gül bekleyen eeeeeeey
Acıların ambarındaki depo memuru..
Bunun için olacaksa maksat
Selam verir vermez
Oralardan zindandan kurtulmuş gibi savuşmak
O kör çıldırışın
Üstünden gailesini atma kaygısıyla şeklen
Şematik...
Ben de bir safım ki haaaa
Ne zaman, ne zaman,
Ne zaman?
Diye cismini sayıklarıp dururken
Kalbime rivayet olmuş
Bir rüzgardan bir rüzgara çarpa çırpa
Aklımdayken...
Yedim ben o dedikleri ayvayı ne var bunda..?
Dahası...
Ben Jonagold elmalarını da...Mandarina turuncusunu da
Kara zeytinleri Ege meltemlerinden ömüruzatan
Ben yeşil zeytinlerini de yedim,
Neyse ahbabım neyse...
Diyeceğim şudur ki
Bütün haddini
Hudutsuza yançizen imparatorluklar
Hemen hemen değil
İmi tümü hepisi ahbabım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!