Buçuğu geçkin
Hemen hemen tama yakın
Papağanına kızak kaydırmak kadar motorunun arkasına ip bağlayıp denizin
Suyu
Havayı
Toprağı
Sigortaya biri gitse de baksa bari
Akşam karanlığa kavuşmakta gün, cin çatlamakta camda şişede
Gitse biri elektiriğe dese ki
Yapma birader...
Kontak kapayıp haberli habersize gitme dünya asansör içi ameliyathanelik
Asık suratlar
Bırakmam diyor sanki
Asla bırakmam
Dönüp ağlayıp kopmuş bir filmin eksik kalan yerinde papatya
Aklında kendi kedisiyle sözleştiği kavuşma saatlerine durup dinen
Yorgun sarkaçlar gibi resmedilmeyen mahurda
Papatya
Kaçak..
Karman-çorman karışıklıklara eğleşmeyen ve güzel
Aşımız işimiz toprağımız sensin dedikten sonra aşk adını
Sana ne de güzel yakışıyor devresi tükenmeyen iklimler
Sana böyle ay güzel, yıldız güzel, al güzel beyaz güzel..
Kangüllerince karbeyazı kardelen..
Ömrü kendi arzusu dışında üzülecekse kalbimin
Hiç yaşamasın ömrüm beni hiç...!
Çünkü yanarım..eğer kendi hazır değilse
Suya kanmak isterken boğuluşuna kurtulmak isteyen..
Yanarım cankutaranın simidine hayatı taslanmış
Kahra-maniği
Eli değmişken insanın kendine
Yaşamak denen işi eline yüzüne bulaştırmadan
Üstesinden gelmeli
Yoksa niye gelecekti buralara doğmakla,
Eğer ölüm
Varsa yoksa ölüm olacaktıysa?
Yaz Dügünlerinden Harami
Tüller giymis gelin çiçekleri Muhayyer
Kıvrılmış mızrak olmus,
Nasil olmuşsa? !
Evinin kapısını çaldırmış
giden Hasret
Bir kelebek görsem
Yelyavan aklımla peşinden gitmeye
Belki tutulur sanarak bir avuç rüzgarı
Nefesime eş koşrak üç günlük çiçek çağından
Kapılıp sınırsız ve sonsuza
Dönemesem de o diye gittiğim
Bozulunca yapı
Bozuktur içinde kendini hayaleden resim
Bakan göz de
Bakınılan gözüken de
Şaşı, eğik, çıfıt, kokuşkun..
İçi dışı içeriksiz bozulunca yapı
Gurbet sılası
Yokluğun hemdem halleri
Güvendiği dallarından kendi kendine dökülerek
Kalplerini yoktan suretlere vere vere insanlar
Daha fazla ve daha fazlasına sürünüp sürüklenmelerin
Ecel şerbetinden susuz koyup bağını bahçesini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!