Toprağından taşmış fışkırmış aşksa cismi tabiat
Dümeni kırık sakin zaman sularının meyli muhabbete yudum yudum
Kıyılara kayalıklara fırtınası çarpıp vurdukça kaynayıp köpüren karayellerin
Kanaması hiç dinmeyen yarenlikte ten ve cana
Beyazı dalga dalga şubata boyuyorsa mavi çerçi
Kaynayıp püsküren çalkantılar ya senin dir, değilse aşkın
Isverenlerin patron kazanci
Iscilerinden ve calisanlarinin calinmis soyulmus gaspedilmis
Hakki hukukuyla orantilidir
Esit olmayan paylasim özüne ve esasina cullanip hükmederek
Semirdikce yaratiklasan cellatliga doyumsuz kanaatsizligi kilitlenip odaklanan
Yeryüzü cellatlarinin
Şubat serencesiyse
Buz sarkıtlarıyla kaplı damlar duvarlara yamaç
Kuru dallarda kuşlar varsa
Ve bestelenmemiş ıslıkları çalıyorsa rüzgar
Poster asmadan soğuğa
Koleksiyonculuk etmeden zamana
Şubat da biliyor
Takvim ve tarihin ucunu bucağını
Kaf dağının bittiği yerden
Köksüz dalsız kurak ağaçlar gibi
Tohumlandığı hayatın mevsimini meyveye durmuş bahardan bozarak
Çiçeklendiysen belli ki kızıl goncasın
Aylik yövmiyem yillik günlük kesintim ne olacaga gaileden kesat
Hic istifini bozmadan suyun yüzünde yan yatan sisenin
Bahcesi bozulmus topraktan vazodan ne farki vardiysa sanki
Hicbiryerden
Hic kimseye gitmeyecek olan mektuplarcasi yorgunayaz
Etrafindan yilgin adimlarla insan sesleri geciyor da dönüp bakmiyor bile
Üsümem de bir isinmam da birdir benim
Ihtiyat özen itina tasarruf amenna amma,
Gereksiz israfa birakilacak ihmalkarlik degildir yasam hikmeti ve askin hürmeti
Her zerresi basim gözüm üstüne diyerek
Tez canliligin sefkatli elleri merhametli hünerleriyle
Rüzgardan dinler bulutlardan sorar
Tasiyacak gücü kalmayinca tasinacak adresini delirir aranir hayat
Gelmeyen belirsiz bilinmezlige bölünüp parcalanircasina kopar gider gibi
Köyleri kasabalari yitik yollara düsürüp dökerek
Öte dünyadan buradaki sesini dinleyip nefesini nabzini yoklarcasina
Topal bir masanin etrafinda
Köcek bir firildagin icat ve icap cevirdigi hilede hurdada
He canim,
He, he , heeee..!
Yazin agustosunda kisin ocaginda subatta
Kendini dokunulmaz erisilmez üstün ve vazgecilmez sayip bilenlerin
Hic bir duyarli uyariyi ve elestiriyi
Yakinliga sarip irdeleyen samimi kalpten ve sorumlu duyarlilktan
Giyindiği urbaları
Ve takındığı kolyeleri ele güne göstermek için gönül ufkundan çekildikçe gören gözlerden ıraklaştığımız
Çarşıdan çarşıya üstü örtülü sessizliklerle papaz olmasın aramızdaki derin soğukluk manasında
Stüdyodan şemsiyesiz yağmura çıkarak
Bundan sonra buralarda yokum gibiye belki bir el fenerindeki dipten bucağı didikleyen son yoklayışın
Günden güne yorgununa mesken mahal olup hasta sayrıya kaldıkça nüfus kağıdımızdaki dünya evrakınız
Yikindigi meraktan fisildadigi sesten güttügü hevesten
Bahari yazi birbirine toz duman ederek pervan olan doludizgin
Yoruldugu sefer sayisi kimbilirde kac devir kac badire
Usuuul usul suya basarak havalanan
Göcebe kanatli sazlik kuslari gibi
Cigliklarla dogdugu dünyaya kendini kundaklayip getiren




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!