Sevmekle müşkülmüşüm bilirdim...
Bilirdim de amma zamana
Amma gümana
Amma hastaya
Amma hansız yollarda uzaklığı yürüten çareye
Bilirdim
Sönse çıra
İnse perde
Buradayım yine de yansa kapkara karanlık
Küsse farzı misal penceresi güne bakan hanların
Utanırmış gibi
Bulutların arkasına saklansa ay
Vay karnim
Vay kolum
Vay kanadim
Vay yanim yörem yerim yurdum diye
Agriyip sizlarken kenarda kösede garip garibandan istanbul
Kömür tütüp yandigi sularda vardim yetistim dumanlari soluyordu
Ihtiyar agac yorgun sandal taze bahar…
Faturalar yagip yikilirken zerden puldan zarftan posta kutusundan
Evim dünyam demeye ne sahit ne tanik….
Arasan insan güzeli sohbeti selami zor ki zor buldugun…
Yine kendine kalan dag ve bagina bahcelenen dem…
Cicekler acmis cerci dökmüs dillere destan olmus
Yanmasa mıydı?
Yanacaktı elbet bu ocak
Yaktıysan ne güzel ettin ben kapısında körükçü
Ocağım... ocağım... ocağım...
Geceler gündüzler bahanemize misafirhane
Deli gönlüm,
Ihlamurlu kahveleri gecince tarcin teras kesme sekerli oralet
Buruk bir tadin biraktigi aciliklar gibi hüzün yumagiyla suskunluk avazi
Hatirladikca kendi kendine dolasip kivranan elem girdaptan
Az ilerisi odun atasiyle eksili ekmekler firinlayan pürtelas ve daha ilerisi
Delikli tas
Esenyurt
Sessizliği seçip
Dertleştiklerini susarak anlatan
Gün vurduğu güleçliğiyle türlü türlü çiçekler
Kendinden evvel aldıklarını kendinden sonraya devretmek için adeta
Kırmızıdaki kiraz gölgeleri misal aşkı tarif eden cümlelerle gelinsi
Dudaklarından kan fışkıran bir aşk gibi kor yangında beni eğleyen
Ben de o tellerden sazedip duruyordum..
Diyordum ki hayatın çalıp söyleyen şarkılarını
Nota,
Şef,
Çalgı giller olmadan dile yola gelmez mi?
Diyorsan diyordum...
Bir sandal attı mıydı beni denize
Kürekleri çeke çeke tuz damlalarında sarılı yaraya bir sandal
Bir sandal...
Sonbahar dalları kırığı şarkılar gibi şarhoşlarla sallanan
Bir sandal attı mıydı..
Şöyle sırılsıklam üryanlarıyla yelkenlerinde rüzgarın
Başka zaman olsa varır çıkar şu koridordan
Başka zaman olsa ok yayda değilken ve seste keman
Hiç sektirmeden inerdim ipek elleriyle günsıcaklığı servisleyen
Güneşli balkonlardan
Başka zaman olsa
Zamana yapışıp kalmadan tutamayan anlar sırtında uçarken kelebek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!