Gül dese tomurcuga ziyan
Sümbül dese bülbüle bahceye bahara
Öyle bir müsküle meram sarmissin ki bahcevan…
Bre bahcevan…
Gönül sazinda simdi su saat biraz puslu yagmur biraz tül rengi cisil nisan
Oturmus daglar divaninda mektup yazar rüzgar ve bulut
Yine de güzeldir sokak lambalari boyunca
Sessizligin de siginagi dip karanligin derin derdini dinlemek
Olup biten ve gelen gecenlerden kalan herseyin
Cadde sokak evler limanlar herkesten cok yeryüzü tanigindan
Daglar tepeler kuslar cicekler irmaklar ormanlar köyler kentler
Öksüz yalniz yahut hinca hinc küskün dargin cahil veya yorgun
İştirakiyle ilmiyle
Kör dalışlarla ancak rast gelirseyedir umulan dilenen hayat
Fakat akıl fikir iz yol emek gayret bile bile üzresi olunca
Sonsuz sınırsız bir müjde güzelliğidir yaşamak
Emeği zahmeti dilenen devrana yolun yolcusu olup
Suali neye kime nereye seferber olduğunun
Cicek gibidir dünya
Balkonlari olsun olmasin kapisiz kilitsiz körpe sevinclere dolup
Topragina essiz güzellikler sinmis hasretleri besleyip doyurmak icin
Kimi gül kimi lale kimi susam kimi kimi salkim sarmasik orkide ve acelya
Hayran baginda ask tiryakiliginden bakip seyreden cicek gibidir dünya
Arzuhale mektup yazip selam söyleyip
Arog
Gora nakit
Tersine düz düzüne ters nakit bankonot
Savrulduguyla beraber intihar süsü veren asansör türbülansi gibi
Nasil okursan oku yolu yönü yüzü insanligi icabi
Reklam filimlerinden kazandigim parayi ben hic bir ciddi isten kazanmadim
Hizi ve kalkismasi ne olursa olsun kisa deparlarla uzun yollar almak aklin mantigin alacagi sey degildir. Kusura bakarak, noksan sayarak, kibir nizah hahir güderek, sonu gelmedik ihtiraslara bencilliklere ve yarislara sorunlara sürekli acik veren zaafiyetleri kollayarak gidinilebileceklerin en saglam yeri, menzili maksadi tuttugu niyetlere göre saplanip kaldigi hayatin tüm yasam degerlerini harcayip yiyip bitiren emsalsiz ve kiyassiz acizligin yasamsal yikimi ve kimyasal tepkimesi örenkesmekesligidir.
Cünkü insanligini damarinda ve devraninda dönüp dolastirdigi koskoca hayatin sadece SÜPER MARKA manyakligina seckin budalalik etmeyi önemseyip - herseyin önceligine teslimati pesin siparislerden yazilmislari yasamakla mecbur- mutlak ve vazgecilmezlerden sayilmanin kusattigi esarete dahil olmak icin tüm yasamsal degerlerini kendi olmayan hiclige servis edip sunmak, kurgulanmis yapilmis tüketim piyasasinin ürün cesitleri arasinda insanmis gibi süslenip görünmekten öte ve baska, sorumlu duyarli varliga dirlige onura ve mutluluga ilgili ve dair, ne belirti ne tutarlilik ne tavir ne durus ne iz ne esame ne isim ne itibar tasir ne de isaret. Fabrika ayarlidir. Siddet saldiri salgin hastalik dert kavga kargasa bozgun sorun kaygi nefret endise hormonlarinda beslenir ,barinip beslendigi bitmis tükenmisliklerden de sürükleyen ve sürgiden sosyal intiharin ve toplumsal bozulmusluklarin silsile veren devamini üretip cogaltir.
Okumasi yazmasi olmayacak kadar alcalip düsmeyi hic yüksünüp gocunmaksizin, estetikten sanata, sagliktan sipora, bilimden egitime, kültürden felsefeye, düsünceden duyguya, özgürlükten özgüvene bütün hayatin cevrim carkini hamasatle hurafeyle, sehveti furyayi sentezleyen magazinciligin yilgin bitkin batak butikci sanayiciligini en sadik müsteri köleligiyle alinip satilacak sekilde en önde görünen ve görünenlerin en iyisi olmalarina ilk sira birinciligini kiskirtip kamcilayan afyonlarla, daralip kücülen hayat kadar yalnizlasip yabancilasmayi onursar ve kutsar, kusur kaliplarina göre vaziyet alip tüketim piyasasinin buyurdugu tutsaklikta kendini mecbur mahkum eden bagimliliklara ayarlayip düzeltmeye kalkisan insan .
Mercanlardan bulutlara
Sen ne kadar mutluluk isterdin
Kac mesafe yol, kac miktar insan, kacbucuk toplum
Esyasi ve aynasiyla birlikte hesap edip
Yazalim yapalim yükleyelim yollayalim cinsinden
Egri ölcülerle dogruyu bulmayi tasarimlanmis
Karartma günlerinde her kibrit zifir zindanlarin ayi günesi gibidir. Kendilerinin özel mülkiyeti mahiyetinde alip satanlara sucunu sabikasini saklayip gizlesin diye aklin izini fikrin yolunu cesaretin hayalini ve gücünü; ve haydutmus hainmis haramiymis, hic kimsenin kumbarasina talan tarumar sahsi müstakili degildir bütün dil kültür inanc birikim bellek toprak yurt toplum degerleriyle; söküp cürüge cikarmasi ne mümkün. Hayat denen sonsuz sinirsiz nehirde, yasama sevincini büyütüp besleyen durduraksiz zamana ufku genis.özü sözü huzuru ve ferahligi ölümsüz tutkuyla her güzelligi bizimle özdes; Ülke bizim, Dünya bizim, Insanlik bizim, Sevgi bizim, Kainat bize, gün bize günes bize..Ötesi gayrisi ne mümkün..! Yasattigin mirasi askinla bakisin sevgili Türkiye…!
Ekim / 22
Dünya güzelligi sende…
Ovalar daglar sende, denizler sende, köyler hanlar sende, yol sende , iz sende
Dogarken calilari koruluklari öperek günes, ekinler sende, zeytinler sende
Gül sende bülbül sende
Her kar tanesi gibi essiz serin soguk, her kor goncasi gibi nazli ve yangin
Giderkenngölgeler bile efsun birakir cakir dikenleri sende
Izi yolu tarihi gecse bile
Kavrulmus otlar boyu savrulan serpintilere sür revan
Öüpüsüp koklastigimiz dudaktan dillere dolasip gidecegiz
Deniz kiyisinda bekleyen eski sandaldan daha sargin gel gitlerimiz
Zamanin körpe kovugunda sakladigi koylara yürüyüp gidecegiz
Gürgenler koruluklar ve kestaneler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!