Gül çiçeklerden
Civanım perçemden
Giyer kuşanırsan yakışacaktır elbet
De ki
İnsansan
Rezil olmayı kim uydurdu sana bre gidinin
Arif Nazim monologlu sosyo trajik romantizmine binaen Muharrem
Ince filanca muhrrem
Yildizssiz geceye yapraksiz dala yagmur karanligina serez carsisina
Islanan agacta bakirci dükkaninin karsisinda asili bedrettin seyhimin cansiz bedeni
Havada konusmamanin kahrolasi hüznü ki ben…
Yirtik yelkenler yorgun limanlar sonsuz aldanislar
Arif Nazim monologlu sosyo trajik romantizmine binaen Muharrem
Ince filanca muhrrem
Yildizssiz geceye yapraksiz dala yagmur karanligina serez carsisina
Islanan agacta bakirci dükkaninin karsisinda asili bedrettin seyhimin cansiz bedeni
Havada konusmamanin kahrolasi hüznü ki ben…
Yirtik yelkenler yorgun limanlar sonsuz aldanislar
Arif Nazim monologlu sosyo trajik romantizmine binaen Muharrem
Ince filanca muhrrem
Yildizssiz geceye yapraksiz dala yagmur karanligina serez carsisina
Islanan agacta bakirci dükkaninin karsisinda asili bedrettin seyhimin cansiz bedeni
Havada konusmamanin kahrolasi hüznü ki ben…
Yirtik yelkenler yorgun limanlar sonsuz aldanislar
Mayis penceresinde sagnak ve gökgürültülü yagmur
Düsen iri damlalar desip delen gökleri topraga döküp bosaltirken
Sirtinda kirmizi gocuk bacaginda mavi don omzunda capraz canta
Akli dünyanin derin bir yerlerinde adimlari islandikca kaldirimlara saplanan
Sopsoguk bir gölge gibi yagmur degdikce ciplak dallarin
Elektirik diregine yakinligini siginip dönen dolanan
Yapraklari güze calaran dallar savurum silkeleyen rüzgara muhacir
Güzü cairpinan cigliklara tutunarak solan sararan gazellerde meyhanci
Takvim..
Saydam bir sogukluga anne yoklugunu birakir gibi uzak ve derin
Aylardir bitmeyen ne kadar da dolusu varmis ki yeri gögü kaplayan bulutlarin
Cikmiyorum bugün bana bulanik tuallerden resmolan camda
Yavri yavri tütüp yanarken su ve toprak
Budanir cubuk tava gelen beldeye bel vurur iklim devrani
Mevsim deli gönüllü bir cicegin etekleri güzellik dokuyan sevda yeriyle
Kuru üzüm olacak budaktan izini sürer tevek
Dili dudagi salkim salincak ask sarhosluguyla baglik bahcelik
Caglaya ciceklenir sümbül suretinde süsen
Birazdan belki yagmur belki sagnak
Alip götürecektir beni daglar diyari salincak
Uslanmaz bir avuntunun topragina düsmüsken cimen cicek hep cahil
Gündogumu ufuklari ve kiyisinda ask esintisi dalgalayan sahiller
Kokusu tüttükce yokusa yamaca yikinip yürüyüp
Suyu sevgiyle bulanip caglayan derinlerinden bensiz edemen gönlümce
Kafa jüte kıyak
Gönül de vurgunlardan vurgunlara geçkin
Hüzünmüş...
Uzakmış...
Evla imiş gam perdeleri yüklü yüklü gel eden ses
Bir solukta hemen dalında bahar olup bitmeyen ömür
Günü belki güneşli
Belki alıp bütün sesleri uzaklara götüren rüzgarlı
Yağmur belki,
dört biryanları karabulutlarla mislice
Çırpına çırpına gelinmişse yırtılan sis perdeleri
Düştüğü yankılı sususların ardından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!