Sevinc ile dönen degirmenler
Bakracinda mutlaka ask kuyusundan cektigi sularla hemhal olandir
Kapisi daima esen rüzgara acik ve penceresi
Sevgi irgatligindan dogan günese yagan yagmura düsen kara dönen devrana
Agirlandigin köy
Bahtini sevgili semtinden kurulan sehirden olsun ey ömrüm
Halklarin kardesligini kurtarip imal ve imar etmekmis…
Öyle bagirtip zongurduyor markstan agadan seleften soldan ortadan hizbuldan
Internet indirimli bilisayar model
Kopyalayip yapistirma huylusu nerde ne kaadar zibil var ise kafasinsa kalbine
Capraz carpik kurcalayip karistirarak kendine boy ve desen terzileyip ören
Bop biciminde fiyakasi kiyak seloselahiyetli Hedepe zonguuuur zongur..
Kalbimi süslüyorsun sen ey deli bahar
Ay balasından vakti geceleyen yıldızları kamaşıyorsun
Kehribar düşler konağında firuzan
Köprüler kuruyorsun ayaklarının dibinde çavlan ırmakların pınarlaştığı duruluktan
Vakti zamansızlığa göçüyorsun kolunda kanadında turnalar tellisi arguvan
Bozlaklar çalıyorsun hertellerinde türküleşen çığlıklarla mihmani
Topraga düsmeye gör...
Meram baglamaya gör yaza güze yesilbahara
Bagrin ayaz sinen kül, sana titrer yanar heryer ve hersey,
TOPRAK ANA diyarinda masal söyler
Hayal köskünde tüm güzellikleriyle dünya sana ..
Ufkun iki ucu kapilip gittigin durduraksiz devran
Kuyu başlarında yaz yangını serinlik
Cümle göçmen kuşları gökyüzünü mavileştirende kırlangıç
Tozlu yollara bırakılmış izlerden saklısız bir yol bulup sessizlik
Durup dinlemeye susayazanda nöbetle dağa taşa insana
Dudaklarında ıslatılmış yürek harcının yerine varmakla müşkülüdür aynadaki giz
Çıkar dalda dut ile ballanır
Sögütler salkim kavaklar selvi seyran
Serpilip salinan benden beter bahar olmus
Saz caliyor bulut ve sarkilar söylüyor deli rüzgar keyfiyle
Gördügü düsü hayra yormus belli ki mayis…
Yorulmus usul ahesteler dinliyor evini bagini ceyiz etmis dünya
Beni sorarsan perdesiz tel gamsiz avaz
Kafada bop katologdan secme pahasi yüklüce türban
Kalcada fiyaka marka pantolon kot..
Türbanin tepesinde gözlük ruj pembesi morluk allik yanaklik
Kolda ayni markaj cingildakli canta bilezik zincir vesair
Heryani belli apacik bir alisveris merkezi gibi inip cikarken
Umudunu inancini yeri gelince yuhalayip yerdigi serbest piyasanin cevrim carkina
Göğü alıp yere yıkarken zemin ve tavan
Cansız ve hatta ruhsatsızken bile kavanoz kristalli süs
Mozaikleşmiş olanca ehliyetsizliğine yakın mesafeler tutan çekincelerle
Duvara
Duraklara
Parklara dert yandığına usanmadan hiç elleri tutulmamış eşi dostu kalmamışlığın
Birazı buralı ayale ayan
Birazı gül de gonca sargını içten içe namahrem
Açık konuşmak gerekirse biraz yaralı yalelli, birazı tüllü allı gelincik
Birazı...
Demiri bile tavına getiren alev ateş, kor körük
Mest olmaktan açık söylemek gerekirse, uzun yolları ayaklrında sürüye çeke,
İstemek
Dilediğince memleket ve insan istemek
Varken dilediğince insan ve memleket ovalarca
Köyler kasabalarca,
Baharlığa kışlığa yazlığa
dağlarca modeline modasına uygun insan ve memleket istemek...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!