Yüzünü arıyor ellerim
Parmaklarımın ucuna dokunan boşlukta usul usul senden gelen efsunlu sakinlik
Dolunay olmuşsun sanki
Karanlığın orta yerinden geçen soğuk bir tren çığlığına tutuşarak ırmakları sürükleyip götüren vadiye iniyor serinliğin
Ormanla yayılıyor
Portakal renginden derin uykusunda bahçe bostan narenciyelerin
Zahir elzem,
Sonucta bir bedel ödeniyor cünkü..
Herkes tatil hayat yasiyor da ya ben niye degil cins ve türünden
Durumu el versin vermesin
Akli fikrine yatsin inansin kansin kanmasin
Emaneten
Zahiren bilinen görünen
Madem gülden değildir sebep
Niyedir ki diken olmaktaki mahsus müebbet
Farları yürek sızısına yakıp da
Damı bacayı odanın üstüne
Odayı tabloların oencerelerin ve eşyaların üstünde
Vazonun ellerinde rehin
Zakkum beyazina safran sarisi
Inmis parmakliklar her iki yakasinda kilitli simsiyahsa sabahin
Durgun ve zindan zamana delirgin mizraklar dürterek
Her tezgaha daha aldatici bezirgan kollayan kasnaga
Daha parlak yildizlar dizip daha göz kamastirici safaklar sökerek
Ne kadar da güzelmissin demeye
Hayran birkan farkliligin huzuruna varansa sakin
Hic mühim degildir hangi sesler bülbül hangi suskunluklar karga
Ne kadar kücük kalpleri vardi cocuklarin ve büyüklerin elleri ne kadar coktu
Hangi renkteydi talih kusu cicek leylak veya zambak
Sen sandigimdan da ne kadar sevgili
Ansızlık…
Zamansızlık eskicisi ansizlik….
Üvey durmus senle yaşayarak ölecekken
Aldırıp çaldırandan frensiz bir kamyon neyse,
Sarampolak nereyse sapangiden yol
Kement atmış lassodan firar
Karnının doymayacağını bildiğin yerde ağlasan yakarsan kime
Ortalık sinsi sansar
Yamuk tilki
Altıncı kuyumcuya simsarken
Bulan var bulamayan vardan
Yan hakeme kekeme lakırdılarla ayarı kaçık düzeni bozuk
Ne cok da benzerleriyle bir birine
Ne kadar da cok kaderden kismetten nasipten kederden
Ihya olurken de ihrac olurken de yazilimi plani projesi özel
Bop esbaskanligiyla Cin halk cumhurcenap ok kadar mi
Pes dogrusu o kadar…
Biri cesaret madalyon ödüllü afferin tosunuma fonundan olma bitme
Onun bunun ne dedigi yahut demedigine takilip kalmak
Insanin kendini bilip bilmeden engellemesine
Ve varip gidecegi dünyaya insana aska sevgiliye
Mahrum kenarlarda kötürüm kalmasina yol yordam agirlar ve oyalar
Takma böyle seyleri kendine desem…
Tüm bunlar belki yazbahardan hoyrat haberci, belki de yaban esintilerden
Üstü capraz cizgili yeni surete karalanmis
Birbirini cekip iten bükey dikey manyetik alanlarda istasyonlara daha yakin
Demirden direkler arasinda bozulmus kalmis rüya gibi
Bakip durdugu donuk resimlerden kedini bulamayan cihaz insan
Nallarini ve ömrünü yük altinda
Giyim kusamlarini vadilerde düzlerde eskitip yitirmis atlar gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!