Tam pansiyon sonbahardı
Kuş da vardı kanepede gayet kumru
Atlar başıboş son evlerin başladığı yere gemsiz eyersiz miydi neydi
Günaşkına yakındı kasım beş gazel ve kent saatinin
Çan vuruşu som çeyrekten
Elektrikli arabaya şarj dolduruyordu akşam akşam
Mahmut mu..
Kimdir necidir, cal gitsin isligim istedigin nefes olsun
Bize ne kimdir neyin kimin kelli fellisi
Kimin nesiyse tepe tepe haracini hayrini görsün,
Ne mahmutu esrefi tayyari,
Iskender pasa keleprinden bozulmus dagilmis
Gerilim hattinda tel sarip urgan büken
Zil calar
Düdük öter,
Cagrisir ala kargalar kara kuzgunlar ve baykusun kuslari
Cile cekip,zorda zülde darda zararda yasayan
Kusurdan kabahate herkes ve hersey yirtilan fay hatlari gibi birbirine nispet
Yeşermiş serpilmiş
Tomurcuk bağını çözen çiçeklere bakarsan
Rüzgarla oynaşıp sevişen
Yağmurla sırılsıklam sarmaş dolaş
Güne güneşe meraklı bir düş gibi evrene hasret hayata meraklı dünyaya hayran
Düşe kalka güne yarına,
Ay ve yildizlar dünyaya güzellik dersen sana
Damla damla
Daglar seni ormanlar seni denizler seni toprak seni hayal seni düs seni
Özgürlük fedakarlik yüreklilik yigitlik dersen aslen öylesine bizden
Ne güzel destan olmustur görüp bildigine percem tutan zaman
Nami deger Türklük bize
Ay ve yildizlar dünyaya güzellik dersen sana
Damla damla
Daglar seni ormanlar seni denizler seni toprak seni hayal seni düs seni
Özgürlük fedakarlik yüreklilik yigitlik dersen aslen öylesine bizden
Ne güzel destan olmustur görüp bildigine percem tutan zaman
Nami deger Türklük bize
Arka planı olmayan anımsamalardan
Sıçrama yapmış
Acının ve kahrın bütün renkleri ve tonlarıyla
Görmüyor muyum sanki ben neyin ne olduğunu
Duymuyor görmüyor muyum sanki ben
Sitemkarlığına müşteri
Cafer vardi, esmer..
Her sinifi iki kere cift dikislerle kör topal
Tökezleye ziplaya
Biyiklari bile terlemisti, istiklal ilkokulunun avlusundaki
Akasyalar acinca ciceklerinin en uc dallarina kimse ellemesin uzanmasin diye
Tulumbadaki suyu baskasina pompalatarak iki ellerinin avuclari kadar
Garip saza dertli sırrını söylercesine
Dağına ıssızlığın rüzgarları esmiş, bağına güllerin dikeni
Ve bağrında bir tutam yitik seslerin sızısı gazelci gramafon
Yeter ki müşterek toprağa bağlandığı hayatta kalsın
Ektiği biçtiği nazlı ömrüne yetsin, canı sağ olsun
Eyvanda rüzgarın bulutun derken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!