Kendi degerini düsük kur, gevsek piyasa yagmasina
Arsa arazileriyle vurgunu talani serbest
Rekordan rekora alcak yüksek faizin ve rekoltenin
Iblis ibresinden,
Tartip ölcüserek okkalayip gramlayanlar
Ne bilir insanligin hicbirseyle takasi mümkünsüz kiyaslanamaz degerini
Asktan pek yogun
Dali ve gövdesi dipdiri bahce baharlarin aynisi
Babasi eskiden kilise cancisiymis annesi aktar
Baygin bir yaz günü tanismisligimiza cikip gelen cicekler dolusuyla
Tiryaki söylenmeye basladimiydi kendi olmanin ötesine ne yaman
Dili güllülükler ederdi ve zaptedilmesi ne mümküne isvecli Nova
Yağmur sert
Rüzgarsa şiddetli
Rayları kaygan zeminde fay hattı değiştiren ıslak bir demir yolu gibi ıssız kimsesiz ve soğuk
Doldukça ağırlığı artan ağıtların,
Keder yüküyle yola koyulmuş eksensiz dünya garından uzaklaşırken istasyon, unutulan bir bavuldaki
Sürüklenip giden yağmurlu vagon senindir
Avuçlarında yağmur var senin
Taşmış birikmişsin gözlerinden ve leyli ikramı kirpiklerinden yağarak
Ve kirpiğin ok kaşın yay
Ha vuruldu ha vurulacak ürkekliyle ya dağlara maral
Ya kumrulara güvercinsin
Mihrimahım,
Kum saatini bakar beklerken
Sürgülü soğuk ve yorgun kapılar ardından toz pembeler bağını haraba yazıp
Kutusu kapağı çözülmüş kopmuş eşiğe sokağa çıkartarak
Kum saatinde uzun zamanların çöl değirmenlerini bakar beklerken
Yaza uğrasın tiryaki süslensin aşk kavursun kurutsunlara hishayal,
Dikenle gül
Kendini bilip cikaramayacak kadar bitmis bozulmus batmis tanimsiz belirsizligin narkoz cerrahi ve kimyasal operasyonlari gibi, tüm varligi ustura sahibine teslim ameliyat masasinda kalip bir daha topraginda dogup büyüdügü ekmegi suyu havasi hevesi akli ilgisi itibari onuru sevinci tasasi kederi vicdani sefkati nesesi fedakarligi samimiyeti sicakligi tepkisi sorumlulugu duygusu kararliligi tercihi mantigi sorgulamasi takdiri cesareti düsüncesi tutumu davranisi heyecani hayali hevesi paylasimi özgüveni özgürlügü birikimi degerler bütünü kisiliginde karakterlesmis duyarliligiyla dünya hayatina cikamayan, yapay sahte soyut yapmacik algi yönetimi kulu kölesi her hali ve hareketi kugulanmis yazilimlari yasamak ve tüketmek zorunlusu esaretlilige afyonlanip tutsaklastirilmis bagimliliklara kavgali nizahli gerilim siddet bunalim gecimsizlik ve mutsuzluk müptelasina yasadigi hayati elinden alinmis vasifsiz niteliksiz dosya nüshasi ve her cesidi bir arada kullanisli vadeye raf ürünü noktasina kilitlenip baglandi insanlik.
En ufak breysel veya toplumsal irdeleyip sorgulayan itiraz hakkina veya karsi durus sergileyen akil fikir bilinc bellek idrak irade cikarimli dayanakli gerekceli tepkiye dahi tahammülü olmayan izleyip takibe alma gözetim denetiminde, her tarafi konuslanmis kameralarla gardiyanlastirilmis topyekün hayatin yetinmeyen yerini kendi kendine mahkum eden yer durum konum ve maksat bildirimli sesli görüntülü alet cihaz sinyal yahut ekranlarla ablukaya alarak hic kimseyi kendi öz benlikli algisi ilgisi öznesi kisiligi ve karakteriyle duymasini görmesini bilmesini yasamasini kabullenip katlanamayan tahammülüzlügün akli fikri evi yuvasi toplumu ve dünyasi bozulmus korku kabus hir gür lanetleriyle uyuyup uyanan; ve en basta annesi yasanilan dünya hayatinda olmayan siparis dogum ölümlerin ara bosluklarda umudu hayali coskusu heyecani hevesi tüm mümkününü buyrulan cark cevriminde her türlü haksizliga gelen kabulden ezilmis sömürülmüs üzülmüs yipranmis harcamis bitirmis, ek tip tüketim piyasasi müsteri ve mahkumiyet harabesi dünya hayatini kaygiyla kederle yoklukla sevgisiz saygisiz yasayan; kimi kimsesi olmayan sokak cocuklaridirlar artik herkes namindaki hic kimse.
Bay pas ameliyati sonrasi aklini kimligini kisiligini algisini sasirip feldir yaldur baskalasan herkesin tanidik ettik bildigi gibi degil.. beterin de beteridir..
Göge sinip yere yagan
Sureti emsali gölgelerinden savusturan,
Turnalar miydi uzak yazlarin göcünü giden saate gelen güne
Toz dumanlar arasinda sonsuzluk arafesinde
Bir kapsalik aciliyor, ardinda tandirlar tütüyor toprak damlarin
Her basamakta bolca yararlanmak icin kendinden
Çocuklar
Her günü günaydınlalara doğan güneşi herkesten önce karşılayan heybetli dağlar gibidir
Karda boranda kuru ayazlarara çavgın
Hasta sayrıların ateşleri içinde üstsüz başsız toprak damlar gibi göçü uzaklara savuşup giden yarının
Çocuklar
Bahar olduklarındandır her dem dallı budaklı sağanak düşlerin tazesiyle yüreklerinden yağan yağmuru
Motorsuz merasimsiz römorksuz
Ansizin cocukca bir hevestir ülkesi ask..
Kalptense ufak kücük sey göründügüne bakma sen
Hepsini biliyor
Anliyor okuyor dinliyor söylüyor
Susmak bilmeyen dillerde irmak neyse neyse caglayan
Biiyorum
Bilmez miyim elbette,
Gelmez gitmez idiysem de belki yan basarak belki düz giderek
Kuru ve gevrek dallar üstünden eski bir köprüyü savusup gecmeye
Günde kavrulmus güneste yanik toprak mahsulleri aza coga eker bicerken
Yagmurun kendi duasina durmus




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!