Bunun ismi cismi nami diger
Yeni Cehepe diye adlandirilip yeni dünya düzenegine sür piyasa edildi
Eski normallere yeni anormalleri asilayip aktararak
Maskelenmis bir hayatin korkulari kaygilari endiseleri yoksulluklari ardi arkasina
Iradesiz yetkisiz gecimsiz mutsuz tüketim profili kulluguna efil sürgün
Yeni Mehepe koltuk degnegine dayanip tutunan
Dönen palangalar
Durdugu yerde ilk aklina gelen sesi bozuk gürültüler hatirlatmasiyla siren
Kaydedilmis bogunuk ve bulanik ezberden rutin tekrarlarinin
Fizigi kimyayi sosyolojiyi felsefeyi matematigi alt üst eden kaba kuvvete mahsus
Babalar gibi devlet millet ülke ve toplum satma pazarlamaciliginin ana bayisi
Bop esbaskanliginin ceyrekten yarima
Bu konuyu böylece kapatip üstünü icerigini bir daha hic acmamak üzere betonlayip dolgulayalim örtüselim demeye getir götür faal frekansindan eldeki en basta ömür olmak üzere tüm yasamsal kazanimlarin her sartta her zaman her arzuya kolay kolay saglanip bulununmayan deger kiymetini doya kana sevgi saygi özgürlük güven his heves heyecan cosku istek egilim tutku özgünlügünde yasayip yasatarak kalici huzura mutluluga zenginlige yüceltip büyütmenin önemini ve önceligini bilmeyenler, tek basina yahut topyekün topluca kendilerini kodlayan ayristirici kavgaci gürültücü nizahci kirgin dargin gergin temelden kundaklayanlarini yenip üstesinden gelemedikleri sebebiyle sürekli ve her firsatta kendilerini dürtüp yoklayan ve kiskirtan kabuklar altinda sanki huzur icinde yasamayi günahlarin en büyügü sayarcasina cileyi cefayi aciyi elemi kederi kaygiyi kuskuyu celiskiyi belirsizligi karamsarligi mutsuzlugu ve istikrarsizligi saglyayan zehirlenmelerle yasadiklari hayatin canina okuyup ve birlikte hayat sürdürdükleri ortak yasamlara kann kusturarak eldeki hayati degerliligi olan herseyi batirip berbat etmenin fabrika ayarlarina geri dönerler.
`Donsa dursa hemencecik bitse tükense de gün, aksam hic bir yere dokunup ilisip ugramadan aksam hemencecik göz acsa kapasa aksam olsa herkes, devrilip uzansa ölse ve öylece kalsak .` akil ve dolgu arkalikli alisagidislerin kedere sefalete aciya üzüntüye cileye caresizlige muhtaca kendini harcayip tüketen ve hayatini yasam disi yoklara yokluklara koyarak zikkim zehreden tutsakligin en cekilmez katmerlisini aglayip sizlayip feryat figan cirpinmadikca yaygin ve yerlesik düzenini bulamayan köklü bagimlilik esaretliligi, dünya ve insanlik tarihinin gördügü görecegi en etkin genis kapsamli ve kalici kusatma istilaciligidir. Düzeni devreye sokulduktan sonra kaynagindan tüketimine herbirseyini kendi kendine saglayip temin ve tesis eden bu toplu intihar carki düzenegin ihtiyac duydugu agir yükünü de kendi tasir, yolunu yordamini da kendi üzülür yorulur, deneyimi birikimi vari yogu ömrü hayatini da otomatikman harcayan sömüren soyan bitirenler doyumsuzluguna kan ve can verir.
Soyan ezen üzen yagmalayan sömüren talanci vurguncu haydut haramilerdir ki, kaygiya kedere aciya derde sürekli biriken sorunlarin yenisini ulayip ekleye ekleye `aksam hemen aksam olsa da bizleri hic kimsenin taniyip tarif edemedigi bilinmez duyulmazlara devrilsek düssek kurusak kuraklassak ` algi ve talim terbiye bagimliligini akil fikir yol yöntem diye calistirip kendi hesabina sonsuz sinirsiz verimlilikte kazanca güce otoriteye gösterise saltanata servete yapilandiran ve isletenlerdir.
Sonra imece usulüne mevzu müsvedde
Küregi kazmayi kapip bütün hurdaliklari son kez elden gecirerek
Birbiriyle catisip bozusmak icin
Fistanlari yariyariya, donlari tümden soyunup indiren insan kumasindan
Hibrit ve naylondandi bagirtilari orda burda
Kibrit kibrit dilimlenmis dogranmis ve cok bekletildiginde
Buralarda bir yerdeyim
Dal tutan agaclarla yosun yuyan derelerle
Cicekleri baharlara boy vermis ve geceler ay
Gündüzleri suskun gökkusagi meyli malum yagmur ve bulut
Usulcacik esen basaklar üstünde rüzgaryelkovan
Kelebekler görüyorum ucusuyor arilar
Suya düşen şehrin akisleri yeşil yaprakken truncu sonbaharlara eskici cevrinaz, buruk bir el arabasının üstünde gider gider gelir dünya bazan, duyan gören var mıdır diye kendi içine kapanmış ayaz pencereleri, yılkıya sürgün sokakları, kepenkleri kapalı sohbetleri, yanıp yıkılsa da odalarının hiç bir kölesi ısınmayan bir arada param parça öbekleşmiş yalnızlıkları..mum alevine ve kum saatine yetişip ulaşmak için..
Her aşaması dik yokuşlu ayrı bir basamak kuyunun dibine kurak bakraçlar salmak gibi hani, Gemiyi sürükleyen maviliklere dökülen beyaz köpükler gibi hani.. Yükseklere çekilen kar soğuyla koyu Karanlığın içinde bekleyen ıssız istasyon ve oylum oylum dağ silsilesini küllere karıştırıp postası pusulası bilinmeyen dumanla boyayan hani.
Ve Yağmura bulanmış goncaları gül rengiyle akşamın kızıllığında kendinden giderken Işığın kalmış sanki
Ey güzel insan
Yoksa O Sen misin,
Değil misin..!
Boşluğu dövüp duruyorsa
Zaman kırbacı adsız meskensiz ve insansız
Kuru yemişçilerin olduğu kaldırımlara çıkışını arıyordur eski sokaklarda ömrü tükenmiş olan iadeyi ziyaret
Tam da karlı kışlı her tarafın ayak izlerine basarak ıslanmış gocuğuyla gramofoncuyu sessizliğin ortası da bırakan
Bazan suyun kaldırma gücünden çoktur her şeyin ortasından savuşup geçen esinti
Bazan değiştirip karıştıracaksın havayı
Herdaim..
Kapısı eşiği ömrü hayatından bildiği insanı düzeni devranı ve Dünyayı kendi üstüne kilitli ve kurak buluyorsa insan, saatleri ayarlama enstitüsüne memur müdür olmuş Ahmet Hamdi Tanpınar’ a değil, kendi içinde zorla hiç bir yerde yeryüzü hikayesi ve özgün aidiyeti olmamaya koparıp attığı kopuşlarla her gün boğulduğu ve azaldığı zifir zindan kuyudaki yalan yanlışlarla çoraklaşmış çıkışını bulmak için çırpınan girdapların soğuk karartılara yakından bakmalı ve unuttuğu ortak yaşama sevincinin aklını fikrini kalbini ve dilini yeniden konuşup her daim Aşk ile ömür ve yürek yormalı..
Seyfi
Bir plak döner sarpa bayirdan yapayalniz kundakta
Yeryüzünde kendini görmeye gelen cigligin sesidir susu saza baglayan
Annem akarsular ve irmaklar damla damla cagirdigin caglayana toplanip
Daglar söyler
Yagmur eyler
Alir götürür bütün kuslarini haber edin seslenin duysun diye meylim hoyrat
Yasayip yürüdükce
Yollar diri kalir fakat yolcusu eskir ihtiyar olur
Bazan da seritten seride dar…
Yokus büküs istop eden kesintilere ugrayarak
Sinyalin ilistigi keskin köse dönemecleri kaypaga kacar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!