Telgrafsız çığlıksız esip geçen
Aslında fırtınaları kopmuş dökülmüş ekim biçim harmanıdır hayat
Oylum büklüm suya ışığa rüzgara toprağa inişli yokuşlu göç kervanları katarak
Varacağı yere fersah fellik gündüzü bitiren, gecelerin sabahına her adım başı silbaştan
Bir solukluk nefestir ve bir alış veriş, her nefeste tartısı terazisi ırgatlğın değer bilen kıymetli ömrüne
Titizlik ister
Megerse hayatin
Cetrefilli yollari kritik esikleri ve zor kapilari vardir
Kabindan cikip
Kaliptan kaliba girmemeye fakat düstügü azap yollarda
Nereye ve kime gidecegini bilmeden
Durmadan dinlenmeden ac suzuz sevgiye muhtac aska aziksiz
Özgürlük tiril düdüklü islik köpegi degildir
Cagirinca pacana dolanip tepigini topugunu koklamaya ayagina gelen
Bir emrin rican varmi gibilerden miskin mali degildir özgürlük
Torpilli tombala rüsvetli ikramiye imtiyazli kupon
Kim vurduya gittilik,
Kumardan talandan hileli hediyeler ambalaji hic degildir
O yok bu yok sargin cerahatler cinnet cenah kovugunda :
Insanin yasadigi hayata kökten esasli degisiklikler olsun diye itiraz ederek sarsip silkelenip kendi kendisinden siyrilip cikmasi icin eger tüm terkettigi bosluklari doduran sözü sohbeti ilgisi meraki sevinci mutlulugu insani cevresiyle birlikte tüm sikayetlerini karsilayip tamamlayan öznel nesnel saglikli huzurlu inanilir grcekligiyle iletisim degerleri olmadikca, semtine ugranilan seyir kisinin varlik sebebine hasari ve tahribati yüksek, kafadan kütük fiilden bozuk intihar eylemleri davetiyesi cikarip cagiran yasamin bitmis tükenmis nufusuna kayitlikla defin salacasidir.
Kahretsin..!
Lanet olsun be, kahretsin..!
Karda sogukta buza sarilip dehsetin koundan yolundan tutunarak hem de,
Ölümün bir adim esigindeki ekmegine zor banip
Suyunu zar zor yudumlayan iki büklüm ihtiyarligindayken bile insanlar
Ucuk yikik binanar icinden üstlerine yagan kiyametten tesadüfen kurtularak
Patur kütür
Gacccur guccur
Kütürdeyip catirdayarak
Sürekli dengeden istikrardan düsüsün
Kesik kopuk yogun gürültü koparma araliklarinda
Tirol ve cigirtkanlik toplamalarinin her mahleye derin mevki kusatip saldirdigi
Gününden evvel koparılan takvim yaprakları misali
Ya da eylülünü görmeden duvarda asılı kalan haziran
Adrese varıp uğramadan savuşup giden bir hayatın hiç kimsesi olacaktıysa
Kayıtdışı naylondan kefendir altı üstü dünyanın diyorum
Diyorum da..
Tavuğun altından alır gibi yumurtayı, olmayacaktıysa diyorum
Taraflararasi görüsmelerini tamam etmis
Fukaralik cizgisini hovardalik sayfasina daktilo dokunup temize ceken
Telgrafsiz telsiz kendi esmelerime bagli
Etrafin kendi kadar olabilmelerine daginik bir dünyadan
Aha da yirttim gömlegimi, cözdüm iligini dügmesini dösüm bagrimin
Kimi sayman kimi yazman ibibik de gelsin güvercin de konsun
O da isini gücünü görecek elbet
Eserek tozarak tipiyle boranla sivginla poyrazla
Kimbilir ne kadar uzak kalmisligin hasret yanginlarini icinde tasidigi koldan yoldan
Kuru dallara kiremitli damlara kara caddelere kuytu sokaklara
Daglarin sesini derelerin suskunlugunu yüküne vurup yedegine cagiran
Caldigi kapilara kadar gelip dayanip




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!