İtilmiş bir kapıyı istasyona götüren
Işığın süzülerek içeri dolduğu aralıkta tek seferde gelmişle geçmişin arasını yoklayıp kollayan
Bir kıvrımlı yolun sonunu bağlamaya
Sokak çeşmesinden başlayarak sineması biletsiz gişesizliğin
Bir de dostum olacaksın efkarına parmakları klarnet üflüyor darbukaya dokunduruyor ara sıra
Yel estikçe bakıştığı etrafalardan dönüyor dolanıyor rüzgar gülüne eşlik eden pervane
Topragina suyuna iklimine ocagina tabiatina uymadikca
Cinarlar palmiyeler navruzlar kaysilar gibi
Insanlar..
Ve neredeyse tüm canlilar
Kenarinda mezar gibi durduklari
Ve kökten dilden esastan özden itibardan sevgiden saygidan
Yokusasagi dalindan düsmüs bir findik kabugunu
Veya gazoz kapagini parke taslara tepikleyerek yuvarlanip gitmesine
Kaporasi pesin kaportasi güdük kasasi kilidi gicir gicir
Saklanma gizlenme sapaginda vakkumlanma sansimiz yok
Hem öyle hem böyle kayitsizligina bi karar
Nefessiz iradesiz tutunma ihtimalimiz hic yok
Ugrun üryan
Salkim sacaklarinda sisli ay fenerinin
Gel gör ki kiymik sacisina mahsur yalnizligin sessizliginde
Bir gelincigin ayak tozudur kapiya gelip duran yorgunlugundan faytonun
Tanir bilirsin hemen kimdir nerdendir
Cünkü görmesen de ayak sesleri
Arabaların
Trenlerin
Kamyonların tekerleğinden kan dolaşımını tesis ederek
Ve trafik lambalarının farlarından kendine bakıp çeki düzene sokan insan
Üstüne bindirdiği borç harç hırs temas tamah
Çatlayan kabuklardan boşaldıktan sonra ne hak ne hukuk ne din ne iman…
Nasıl olsa evimi arabamı dairemi düzenimi kurdum,
Krediyi borca batırdım
Borcu borçla takas ettim, icabına baktım hesabı kapanmaz açığın
Bankaymış borsaymış zülmüş hacizmiş
Forsumu cakamı biletimi tatilimi kurdum kurtardım
Yanarsa yansın orman dağ bağ dere kasaba kent yahut köy
Film cevirip kivirip oynuyor, fakat gercek ölümler kullaniyorsa fitne fecir dünyasidir, en cok da ve her ne kadar akilli zeki cesur yigit vicdani duygusu düsüncesi sorumlulugu insan halli vakti yerinde olsa dahi, aldatilip carpilip kazziklanmanin istismar cevrim carkina ugramaya, hepten üzülmeye, tümüyle asap moral bozmaya ve köklü kandirilmaya en yatkin en yakin insanlardir, hayata dünyaya ve insanliga kalbinin ici disi kadar iyimser bakip görüp bilen infial..
Ha bunda gercek inanc itibar onur haysiyet manasinda kim kaybeder…? Elbetteki özü yüzü sözü samimiyeti onuru vicdani iradesi surati karakteri kisiligi olmayan kahpe pezevenk hirsiz arsiz soysuz yolsuz tarz tip ve türünü kendine layik gören mahluk..!
Popülizm denen kör catal topal kirli irinli kusuntu ve balgamik canaklasma burasidir. Kayiptan ziyandan birikmis yigilmis dertli sorunlu toplama kul köle müsveddesi haline getirdikleri kuru kalabaliklarin, secenesiz iradesiz yetkisiz mecburen zavallilik göstergelerine bagimli korkuyu darligi zorlugu yasayarak sürdürüp tasimaya afyonlasmis uyusmuslugu yüksek getirili siyasi gammazligin ticari arac gereci sayarak, kirilma noktalarini dayanma sinirlarini boyun egme ve zaafiyet aciklarini nerden nasil kancalayip kurcalayarak sorunsuz isleyip calisan ticari madde meta mülk ve mekanizmaya dönüstürmeyi cok iyi bilen sinsiligin POPÜLER mikrofonlara ve ünvan kazandiran söhretli kamerlara cöküp cullanmanin adi adresidir Popülizm:
Yalan söylerler hep yanlis yaparlar, sosyal ekonomik kültürel ve siyasal beklentileri aldatan kandiran birinci sinif kalitesiz kisiliksiz her firildaga egilip sünüp bozulup sarkip yamulan sahsi cikar konforunu yapan bozan kullanici tarifesine göre öncelikli ve önemli paydalara yontarak, yagmaci talanci sömürücü soyguncu neo liberal vesair patron tanrilarinin yalaka yardakcisi, daktilo kayitcisi, kanun yapicisi, randevu tasarimcisi, ortam ve sistenm düzenleyicisi ve ayrica tüm beklentileri bosa cikarrmanin hep ezberleri tekrar eden tanidik bildik istismar kökenli laf makinasi, gösteris fuarcisi, ürün cesidi,söhret pazari, sunum sergisi, avanta toplayicisi, fiyaka pavyoncusu, rol taklitcisi, duplör endüstrisi, vitrin tezgahcisi, moda modelcisi, poz profilcisi manupüle mekanizmasi, yazilim uygulayicisi, proje programlayicisi ve dosya tasiyicisidirlar.
Ticari
Fennni
Farazi
Cilt ve cisim bakim takimi kutusunda bozulmadan tasir gibi
Tek basina viran ayazda
Yitigini koyacak yer ararken aynanin sonu karanlik cephesi beyaz
Az kalsin unutuyordum biri topaldi ikisi Franz
Silo fabrikasinda büyük aliminyum magmezyum binalar kulesinden
Uzak dogu raylarina tüm yedekparcalaryla beraber kullanim klavuzu dahil
Birinin ic ve dis cepleri bira daima bira dolu gocugu vardi
Ikincisi tüm parasini gramafona samdana nerde ne bulduysa
Duyar duymaz carkit velespitine binip baska vasitasi olmadigi sebebiyle
Unutmamalidir ki..
Gelen gidecektir, gidense belki hic gelmeyecek
Hazirligini daima idareten oturdugu evler kapilar bahceler odalardan
Kapiya konacagina birgün ..
Belki esen yelledir, belki yagan karla hani dallardaki beyazligin
Yemislerini dalinda unutmus gilaborularla kizil tanelere boyadigi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!