Birseyi birseye birseyle bir veya binbir sekilde
Olus bitis niyet meram maksut murat yahut maksadina balikarak
Taban tavan zemin zaman yer cati sokak cadde kurgu ve kurumlariyla
Kim kiminle niye neden nicin nasil….?
Yapmak erismek istedigi her ne
Ne niyet ne maksat ne miktar ne icerikte neyse
Baska sözümüz yok dedik taburesinde uzanmis yayilmis günese
Bademler tüllenir baldir bacaklar tikir tirir kaldirim
Baska sözümüz yok dedik kendinden cok kalabaliklari
Seni olmadik ernden belleyip öpeyim de iyi olasin servislerinin
Insan boyu hizasi ve duraklar dolusu
Kunduralanmis ökcelenmis somurtkanliginda yitiklik takasi yapmaya
Sen varken bile hergün binlercesine
Sen yokken senden evvel senin gibi binlercesinden
Sakın çok dalıp da kapılma seni ayaz eden uzağa
Ot-çöp şeylerden
Zaten düştesin şimdiki yalan masalda şaşıp-donakalıp da aman ha..!
Senden evvelkiler nasıl ki senin zamanın tanıklığındakiler gibi gittiyse
Zikri firildak akli tükenik karakteri kisiligi oynak dönek
Ardinda duracagi insanligina saglam
Dogmus ermis büyümüs olgunlasmisligi olmayan
Kaypak yamuk bükük
Her frenleyip gazlayip dangirtana tenekelik calan cant eskisi gibidir
Ugultulu gürültülü acilar yekununu hayatina yüklenmis ganimet belleyip
Rengi içinden geçtiği serin gölgelerde hep ıssız kalan
Kendi yatağından bilmem ne heveslere uyanmış çıldır beşik
Sonra sonra yağmuruna selam söyleyen bulutlara doğru
Rüzgara sarınmış dizinin dibinde yetim yalın çiçekler..
Sonra sonra ikindiye yakın gölgelere
Eğik bir dam ucunu yaz bilip misafir eden leyleklere kanatlı
Neye sayarsan say
Duygular soyuttur
Sevinç gibi
Özlem gibi
Hasret gibi
Merhamet gibi
Herkesin özeli kendine güzel gibiye eş sayılıp
Herkesin bildiği eğri yahut büğrü kendine doğru sanılan O bunaklık
Bütün kabulü haramlılığın kafadan çatlaklığını hünerleyen maharetiyle diklenip
Sipsivri kıyımlara hazır hayatın üstüne atılmaya pürnöbet
Cinnet mahlinin bozuştuğu ilk ilmek yeridir herkesin doğrusu kendinelik
Yoz
Egri olan da dogrudur
Kimi halde durumda kiyasta kivamda kivrimda yokusta büküste
Dosdogru giden yolun akintinin cagin devrin devranin
Kimi kirmen kimi dolap kimi pervane kimi cark..
Rüzgar gülü ve bagbahce cingiraklari dahil
Ucurtmayi havalandiran, kuslari kanatlandiran, gökyüzünü bulutlara muhacir kilan
Evini barkini yastik yorgan bindirip göcüyorsa bile dünya
Carkit bir kamyonun en son gördügü yerde leyleklerin getirdigi bahardan
Sirasidüzinenin efkari devri nam sürüp…
Aksam olmaya yakin vaktinde soguk yüzlü bir duvar gibi susa titresen
Rengi söndükce aldan karaya ufuk ve sis neyde nicede
Hatirladigi kadar ancak yol yola
Sonbahar iklimlerin en bilgesidir
Görmüs gecirmis olgunlasmis yasamis
Yaslanmis,
Dünden aldigini yarina degin biriktirmis bohcalanmis
Kendi devrine gönlü tok sofrasi zenginligin
Ne gördüyse ehlinden ustadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!