Aliskanliklarla algilari yönlendirip yönetmek; algilarla aliskanliklari yönlendirip yönetmenin karsilikli birbirini ortaklasa paslasarak tesis ve takviye eden tamamlayici INSAN YAPIP ICAT etmenin en etkin aksam ve unsurlaridir.
Cünkü bu sayede aklini iradesini idrakini özgürlügünü bellegini birikimini düsüncesini hissini zevkini duygusunu davranisini hevesini hayalini …kisacasi yetkin ve yetiskin insanlik zenginliginde ne varsa kisiyi toplumsal aidiyetinden param parca olmus ve kendi hakki hukukuna koymayan bilincten ve duyarliliktan yoksun kilarak; kendilerini yeryüzü hayatinin PATRON TANRILARI olarak dayatip zorunlu tüketimlerin her hal ve hususuna yatkin uygun muhtac mahrum TEK TiPLiLIGiIN kurulu düzeneginde bagimliliklariyla cebellesen kalabaliklara hükmetmek; ve soygun sömürü piyasasini sinirsiz sorgusuz yetkiyle calistirip isletmek;
Doyumsuz kanaatsiz hükümranligin keyfine buyruk kafasina göre takilarak icinden gecen her hevesi akla hayale gelmedik yol ve yöntemlerle ÖLÜMSÜZLÜGÜ kesfetmekle beraber; herkesin ve herseyin dogal yapisini degistirip yeryüzü hakimiyetini tek basina diledigi sekil bicim yol kalip ve yöntemlerle dönüstürmeye formatlama arzusu; akli fikri sorumlulugu paylasimi ve nice insanlik degerlerini günden gündemden cikararak acimasiz vicdansiz bencilligine yenilmis ve yanilmis insanda hep vardi zaten.
Kusursuzluk, mükemmelliyetcilik, noksansizlik, hatasizlik ve muntazam donanimli eksiksiz pürüzsüz ayricalikli üstün seckin imtiyazli olmayi kiskirtip kundaklayan her ÖLÜ DOGUM sancisi; kodlanmis bencil bunak bagnaz hastalikliligin sonu gelmez hasar yikim tahribatlariyla beraber bütün yan etkileri insanligi islevsiz anlamsiz kilacak soyut ve yapay iliskili toplu intiharlar etkisi yapan cöküs cürüme yozlasma ve kokusmuslugu besler barindirir.
Cünkü en mükemmel eksiksiz hatasiz kusursuzluk basarisinin derdine davasina düsüp rekor cizgisizle ölüm cizgisini aynilastiran dümdüzlükte, yüksek grafikli erisilmez rakipsizlikte ve sürekli kendisiyle toplanti halindeki OTOKONTROL gardiyanlik mekanimasina sartlanmis insan tipi ve modeli; ugrunda bütün degelerini yitirip kaybederek formatlandigi soyut ve yapay sahteliklere sürekli aclik ve ihtiyac duygusu artirarak baskalasmis bir döngünün kulu kölesi olurken; kendisiyle dahi yarisma saplantisina bedel huzursuzluk mutsuzluk yetersizlik tahammülsüzlük hiclik ve degersizlik asilayanlarin güttügiü ve yönettigi paylasimdan akildan vicdandan ve sorumluluktan mahvolmus kaprisli kibirli sorunlu arizali kendinden baska hic bir önceligi olmayan RUHSUZLUGUN hortlakligini sürükler tasir.
TÜKETiM CILGINLIGI`na kul köle olma meselesidir böylesi. Fakat iki uclu delik desiklik var bunun burasinda ; yani; hem tüketim cilginligindan cok cesitli menfaat ve cikar getirisi gözeteceksin; haliyle de kisinin kendisiyle yarisan DEGERSIZLIK , zavalilik, hiclik, acizlik, caresizlik gibi gibileri yalnizlayip yabancilastiracaksin; ayni mahkumiyetin horlayip disladigi IC KISIMLARDA diledigin dokunuslara `kendini sifirlayan tarihler gibi `hareketsiz kimiltiiz ölü taklit zaptini talep edeceksin. Olmayacak celiski bu. Sonu atomize olanlarin eksen kaymasina yol acan kabuk kirmalarina yol acacak celiski bu. Kesin kes depresyon artiran birikim yiginagi bu. Üstelik de kendine dahi tahammülü olmayan sürekli degisikliklerin kovalayicisi olan inzivanin birgün mutlaka kendini yeniden talep edilecegi siddetli hasar bu. Evet Edebiyat magazin yozlasmasinin ödedigi zir zibillik simdilik. Fakat her yangin, sonrasinda daha gür yeserme dogumlara gebedir.
Buraya iliskili ve bagli olarak, Pekkaka ve Fethulmetal mayinlamali siyasi cikmaz gerilim ve döngülerini iradesiz yetkisiz kendi kaderine terke kapatip kilitleyerek; her istismardan her durumda hic bitmeyen talan vurgun sömürü soygun rant ve yüksek kazanc getirisine gerek uluslararasi gerek yerli isbirlikci cikar ortaklarinin en basta EGiTiMi, YARGIYI, GÜVENLik GÜC ve KOLLARINI zahmetsiz yatirimsiz kendi hüküm ve mülkiyet keyfiyetine el koyanlar; YORO -AMERIKAN yeryüzü isgalciligi ajandasindaki Yeni Dünya Düzenine mahsus Dinler Arasi Diyalog kapsaminda ögretilmis ve kaniksanmis bütün insani hak ve hukukundan vazgecerek yoksulluk yolsuzluk gecimsizik ayrisma cürüme kokusma ve mutsuzluk bagimlisi insan yiginlarini özendigi imrentilerin kulu kölesi yapan; ve bu sayede ekonomiyi inanci ulasimi cevreyi mimariyi tolumsal iletisimi ve sosyal kültürel hassasiyeti kurgulanmis BOP projeleri beklentisine göre diledigi keyfiyetin kalibina ezip bozan; herkesi ve herseyi tecavüzün talanin yikim ve yagma sefalet yüklenicisi, hem de acziyet tüketicisi durumuna sindirip sabitlemekte.
Yeniden baslamak..
Bicak sirtinda keskin ve kanamali aciyla
Donmus bir sari rengin gocuktan baska hersey viran oldugu
Ölümün ellerini tutuyordu gözleri bulutlu bakislari buz…
Simsicacik ellerini nufusundan hic silimnmeyen künyelere sarilarak
Dünya kac yasindaydi
Yesil sogan iklimi
Bahar bahar olunca
Dürüp taretazesini ki agzi bunda kokar diye tirtirtitreyen
Zaten sapitip azgina bozmustur durumsuzdünyasini
Yesil sogandan sonar
Ogle kahvesi kirintilik kurrabiye saat helebilmem nenin bucugu
Yine bazan dertler katında kollanmış kasnatlı
Bulutlanmış bulanmış başım...
Sanırsın şahlanan gökgürültülerinin atları değil de tezen,
Beni yokuş yola koşan aşk delisi küheylan
Gitmiş içmişim sanırsın
Süyemlerinden dertler süzen çalap dolap pınarlardan
Kendinden soğumuş bıkmış usanmış yılmış çözülmüş Herkes varılmaz bir yere kaçıyor kopuyor gidiyor da… ama sen…
Bulanıp çağladığın ömür ziynetinde harman saçın olmuş yürek yangınlarını uslandırıp avutmak için ille de bozkır diyorsun, ille de akıntısı zaptedilmez çağlayanlar diyorsun, her çıngıda yana döne ille de çığlık çığlık ve düğüm düğüm bağlandığın toprak diyorsun, alnında güneş doğan dağlar diyorsun, ille de kuru yellerde bağrı keven çiçeklerine sarmaş dolaş esen yeller diyorsun, poyraz diyorsun, dulda diyorsun kıraç diyorsun, pelitli cılgalar diyorsun, yazı diyorsun, yaban diyorsun, çalı çilpi diyorsun, çorak pınarlar diyorsun, kum saati diyorsun, çıra gölgesi diyorsun, hizenli damlar ve isli örtmeler diyorsun, su diyorsun ekmek diyorsun söz diyorsun söz…
Eşiğine çıktığın devri dünyanın her merdiven basamağını çilekeşliğini azap ilmekleriyle örüp dokuduğun hayatında yarısı hüzün nadasıyla karışık sevinç yarısı sırrı sende saklı seninle yangın olmuş ateş ve kül…
Nere gitsen hiç bir yerde olmadığın kadar dönüyor dolanıyor hep aşka çağrılıyorsun, burkulup bulandığın ve hiç bir şeyle uslanıp avunamadığın zaman nehrine gidiyorsun… derdiyle yar diyar divaneleştiğin kendini bulmaya, hayat denen ırmağa..
Görüntülü n ola
Devran dönelerden
Eh madem o vakit,
Hayır ve şerden
Her şeyin kendini güzelleştirip zati suretine büyüttüğü
Toprakta yeşerip bitenlerin kök salan saçaklarına boy veren dağlar göller
Her derede ayrı bir su sesi
Ayrı bir rüzgar esmesi her tepede
Dalgasını geçmekten gönül ibrelerini kurcalayan radyo misali
Ahhh...nasıl suya yanmış nasıl..!
Sarı buğdayların aklı başından esmiş ılgııt ılgıt
Ak değirmenlerde un etme derdinde zor harman
Sis cökmüs
Mevsim zamani gelmis de gecmis caglanin cekirdegin
Gökyüzünden yere süzülen güvencinlikte
Cirpinan sessizligin kanatlari uzaklari getiren
Acele bir mektup yazgisiymis adressiz pulsuz sensin demeye
Solan yaprak silinen izlere yolcu eyleyip gelen güzü giden günsüz bahari
Simdiki sanat siyaset müzzik medya mimari yahut edebiyat
Cok yontulmus kursun kalem türpüsü moloz melodram tirink lagurlop
Karaladikca simsiyahlasan gecmis yövmiyeler artigindan
Hadi Cahit mahit
Yas otusbes dedi ve yolun diger yarisini zar zor gecti göctü
sitkina sadikti dediysek taranciyi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!