Sessizliği seçip
Dertleştiklerini susarak anlatan
Gün vurduğu güleçliğiyle türlü türlü çiçekler
Kendinden evvel aldıklarını kendinden sonraya devretmek için adeta
Kırmızıdaki kiraz gölgeleri misal aşkı tarif eden cümlelerle gelinsi
Dudaklarından kan fışkıran bir aşk gibi kor yangında beni eğleyen
Ben de o tellerden sazedip duruyordum..
Diyordum ki hayatın çalıp söyleyen şarkılarını
Nota,
Şef,
Çalgı giller olmadan dile yola gelmez mi?
Diyorsan diyordum...
Bir sandal attı mıydı beni denize
Kürekleri çeke çeke tuz damlalarında sarılı yaraya bir sandal
Bir sandal...
Sonbahar dalları kırığı şarkılar gibi şarhoşlarla sallanan
Bir sandal attı mıydı..
Şöyle sırılsıklam üryanlarıyla yelkenlerinde rüzgarın
Düsenlerden toplanip biriken
Ne kadar yagmur damlasiydiysa o kadar kül ve kor gazel
Yanik türküler cala söyleye icerden kopup gelen kivilcim közleriyle
Bir tutam ömrün bahari güzü carcabuk duraklarda bekleyen gurbetin
Kimi mordan
Kimi maviden
Başka zaman olsa varır çıkar şu koridordan
Başka zaman olsa ok yayda değilken ve seste keman
Hiç sektirmeden inerdim ipek elleriyle günsıcaklığı servisleyen
Güneşli balkonlardan
Başka zaman olsa
Zamana yapışıp kalmadan tutamayan anlar sırtında uçarken kelebek
Kalbim kimi sever
Hangisine sensin derse kadınlığı güle benzer
Çalım gülüm
Hani niyetinde aşk varsa ismince yakışan dengime
Girelim mi girelim derim hamama
Şöyle helalince bir ter..
Hiç büyümemiş bir masal çocuğu
Dehşete düşmeyerek hayata devamla
Ve bir gezgin...
'Size yağmurları indi ki
Sofranızda sevgilerden şefkatlice doyasıniz ' diyen hatıra
Beni çevirme bundan yamaç rüzgarı sevgilim
Velhasılı...
Sıla sürgünü demir kömür tunç dilimlerinden kekre hasılatlısı
Acı koruklar azaplısı her pahada canından kıymıklarla ödeyen
Hasılı vel yevmi
Kefeninden öte sarılacak kimsesi kalmamış
Hanifi dayı-emmi
Bir dakkka bir dakka..Şimdi şurda,
Sözünüzü balsız böreksiz kestim...Farkındayım...
Hani öylesiyle hiç alış-verişim olmadı diyecektim
Samimice..
Samimice söyleyim, hiç eksikliğini de hissetmedim o
Bozuk dükkanlar bezirganlayan külüstür çarşının
Canim kardesim
Kiymetli agabeyim
Degerli büyügüm
Sevgili Atatürk, her güne sabah serinligini sahil yoluna ellerinden öperek
Daglarin yamacindan koruluklari sirtina yükleyip getiren her bir güzelligin
Esi benzeri bulunmaz hayal ülkesini dünyanin oturdugu yere mesken kilarak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!