Sırası geldikçe durum icabına giyinip soyunan rol veya gündem yazılımı forsunu şeklini biçimini kalıbını süsünü pozunu hırsını göstermenin dengi ve gerçekliği değildir insan.
Her gün sınırsız ve sayısız kere sınanıp denendiği yaşam döngüsünde sürekli huzursuzluk değersizlik güvensizlik doyumsuzluk itibarsızlık ilişkisizlik üretip artırmaya kapılıp karşı koyamadığı tutsaklığına yenildiği veya tam yersine tüm bunlara dayancı direnci aklı fikri vicdanı ilgisi itibarı özü sözü dirayeti özgürlüğü sorumluluğu bağışıklığı zenginliği yeterli düzeyde olgunlukla üstesinden gelerek ; nefsiyle hırsıyla tamahıyla bencilliğiyle bağnazlığıyla öfkesiyle neye nerde ne zaman nasıl hemhal olan kişiliğin her daim sağlam duruşlu karakterliliğiyle ilgili ve ilişkindir .
Kuru üzüm dürsen sarsan da olur
Kuru ekmege sade yufkaya avuclariyin icinden yagmur sulari serperek
Öyle ya….
Yagmurun cilesi de öylesinedir, kopsa düsse bulutlardan bir türlüüü
Esen rüzgarlarla salinsa gezse yagmasa
Ezcümle el cevap :
Tüm zamanlarin gittikce anlam, kazanim, emek,inanc , azim, onur,bedel, deger ve kiymeti artarak cogaldikca sonsuzluga özdesen yurdumuz topragimiz özümüz itibarimiz; yasasin Türkiye Cumhuriyeti; selam olsun sana ve seninle birlikte beraberce özgürlügün bedeli sevgili ülkemizi hayati pahasiyla kurtarip kurduklarina sevgili Atatürk..!
Peygamberleri de yok hakkı hukukuna güvenip inananıyla bu dünyada artık
Din deyip şirket servete ticaret tavır taciz tecavüz çapul yüklü
İnsanın saf duygularını iyi niyetini hesap dışı itimatını kötüye kullanmanın
İnanıp güvendiği bütün boşlukları fitne fesat
In cin iblisliğiyle doldurup baskılayanlar
Her fırsatta hiç istisnasız her çeşit istismar sapağından
Su molekülleri ebem kuşaklarına sarılınca
Serin tutar alaf alaf yüzü yanan bulutların köşkünü
Sen mavi sanırsın, bulutsu bir düştür halbu ki
Işık kırılganlıklarında yanıldığın
Gel öyleyse şöylece yakınıma habersizim geeel..!
Gel de hakikatlice bil kendini neymişin narında yandığım
Bizimsiniz be…
Hickimsenin olmadigi kadar ve hic bir yerde olamayacak kadar
Kirilmaz dal ayrilmaz yol kopmaz cözülmez bag
Bir insan en az kendi bedenini akli fikri hayali düsü gibi bildigi
Candan
Özden
Gül kumaşında kadın
Sümbüller süzgünü ve tıknaz
Çekilmiş köşküne seyran seslerde melodilerce eşsiz...
Yaz –bahar odalarından bir dal tutmuş tiryakiden tiryaki
Yanık yerinden okşadıkca yarasını
Akıp gidiyor içkin sarhoşluklara karışarak eldeki müzik
Gün başka yerde
An başka yerde
Sevgilim bildiğin iştir şu canım aşktan emanet
Hal öyle olunca aşka fedakar
Tarlalar başka yerde
Yollar evler dün başka yerde bugüne
Arzun ahdim sözün özüm özün önceligim..
Yandigimi…
Dün de güzeldin bugün de güzelsin yarin hele tüm…
Korsuz körüksüz tutusturup cildirtacak kadar,
…düsünü görmüs ocagina düsmüs divanendeki delimi
Sen cagirdikca ben dünden geldim
Elma sevmekle çiçeklenince fındık kıran dallarda
Bahar,
Yaz tüten yanıksılara sarı sıcak esince sayda seyranda sılada
Serçelenmiş kuşlar aha şimdi kar yorganları koynunda
El avuç sığmayan çalılardan evler yapınca sevmekle...
Arkarsular karlı dağlar destisinden buz mu buz çözüp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!