Hiçbirşey mantığı meramı emeği sorumluluğu niyeti maksadı
Güttüğü bağımlı hastalıklı yol niyet aidiyet güdüm dürtü
ve yordamlardan farklı olmadıkça
Galebe çalar pise bulaşır belaya çatar kendi kendisinin
Ne gösterişli başlangıç ne feci fiyaskolu son
Daha güzel ve iyinin hakkı hukukuna layık değildir hiç birşey
Gidenlerin
Bütün yolunu yükünü ve yolculuklarını suskuna bırakıldığı yerden kopararak
Ayaza yapışmış sessizlikle içten içe konuşan
Yüz göz olduğu rakamlarla boğuşarak duvarın ortalık yerinde canı çıkmışçasına dönüp kıvranırken saat
Besleyip sulamazsan kavrulur kurur gider damar,
Hayat biter
Alicisi var mi yok mu hokus pokuscusudur medya manikür
Satar mi elde mi kalir hesabinin yazar cizer kitap ve baskicisi gibi
Oynarsa kalabaliga dolan bos salonlara hayati karartan sinema perde mi
Kafaya tek kisilik bulasikli gürültüler bagiran müzik madde mi
Kirrli ve kimyasal boyalardan giyinip soyunan resim sanat moda
Satar mi satmaz mi piyasasina göre beyaz kagit karalayan
Dinmişken yağmur ve rüzgar
Dağların bile bulutsuz yüksekliklerden çakır gözlerle bulanık ovaya baktığı
Durgun sessizlikten yaşam nehrini arayan damarları kurumuş susuzluğa dönmekte olan kuru yel
Duvarlarda rengi solmuş yorgun gün ışığını ne halin varsa gör azar ve tafralarından uzaklara götüren
Kapısı yol kenarlarına açılmış sessizliklerle çevrelenmişliği kuşatılmak istenircesine, gıdım yudum
Afiyet olsun ey buralardan çeyrek geçe zaman sohbetine takılarak
Dönsem burdan
Bölük bölük bulutlarin toprakla bulustugu tepeleri asip doruklara varsam
Kina cicekleri coktan bayram olmustur sislerin ardina
Insem yürüsem burdan agir ve usul giden yolculuklar hatirasina
Harmanlari yesillenmis evlerin ardindan ugru sabah kapilara günaydin olsam
Burden gitsem gitsem böyle
Patagonyada Alaskada Maldivlerde Ortacagkule Avrupada Dubai Arapta Ekvatoryal cöllerde veya diger her kutup buzullar falan filancalarinda gittigi her yere kovaladigi kendini götüren kacagiyla ne huzur bulur insan ne de bulmayi umdugu yerde diledigi kendine varir.
Sipsivri keskinliklerle yonta yonta, ucu bucagi olmayan bogulmus bunalmis toplum ve brey karmasasinin bütün hazimsiz doyumsuz vahsiligi irilesip semirdikce insanlik degerlerinin tümünü horttumlayarak eriten yutan tutarsiz dengesiz topyekün kaybiyla, üstünde oynanmamis ve delik desik edilmedik hic bir özeli yahut özelligi kalmayan hayatinin gidasini…
Ahlakini
Egitimini
Kültürünü
Tarihini
Iki kere seslen döner sana daglarin yankisi
Ordan tanirsin beni
Ilikerine kadar yanmisligin ilk kivilcimlariydik haniden
Kimsiz kimsesiz kücük evciliklerin büyük dünyasina köy kasaba ve sehrinin
Ne yandan estigi bilinez cekip gidislere
Yahut ansizin mektupsuz sinyalsiz gelislere gözcülük eden yoldan bulvardan
Ne çalarsa çalsın girsin girişsin gürültü
Beti soluk bakışı aval benzi sönük ruhu ve bedeni soğuk
Her türlü kendini uyuşmuş ölümü gerçekleşmiş
Bastıkça bozulmuş batmış kire zehre gürültüye doymayan
Ne köpürtülürse kendinden geçtiği önceye dönemeyip
Ritminde kontrolüne girdiği hurda haşatın
Varilacak bütün yerlere yagip sizan sular gibi
Dag dag dolasip ömür defterinden geldi gecti yazan sayfalar
Hedik sergeni güz kaygisinin
Yün yuyup yayik yayan serce kus telasesinde
Kis uykusundan uyanmis güvüvercin güvercinken gökyüzü
Gertnesinde bahar bostan yaz yeriyken bayir bahce körpinar
Carsi dolusu bez kumas
Ve sen de bebek gibi kizdin, bilerek ve isteyerek
Seni bana bilerek isteyerek, o gün bu gündür
Kalbimin vurgun damarlari küüüt küt gögüs cebimdeki aynada
Kalabaliklar tenhalasinca yagmur damlalarindan seni sayar biriktirirdim
Sirilsiklam islanarak ve avucuun ici sana sarhoslugun pinari




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!