Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Yeniden baslamak..
Bicak sirtinda keskin ve kanamali aciyla
Donmus bir sari rengin gocuktan baska hersey viran oldugu
Ölümün ellerini tutuyordu gözleri bulutlu bakislari buz…
Simsicacik ellerini nufusundan hic silimnmeyen künyelere sarilarak
Dünya kac yasindaydi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yesil sogan iklimi
Bahar bahar olunca
Dürüp taretazesini ki agzi bunda kokar diye tirtirtitreyen
Zaten sapitip azgina bozmustur durumsuzdünyasini
Yesil sogandan sonar
Ogle kahvesi kirintilik kurrabiye saat helebilmem nenin bucugu

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yine bazan dertler katında kollanmış kasnatlı
Bulutlanmış bulanmış başım...
Sanırsın şahlanan gökgürültülerinin atları değil de tezen,
Beni yokuş yola koşan aşk delisi küheylan
Gitmiş içmişim sanırsın
Süyemlerinden dertler süzen çalap dolap pınarlardan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kendinden soğumuş bıkmış usanmış yılmış çözülmüş Herkes varılmaz bir yere kaçıyor kopuyor gidiyor da… ama sen…
Bulanıp çağladığın ömür ziynetinde harman saçın olmuş yürek yangınlarını uslandırıp avutmak için ille de bozkır diyorsun, ille de akıntısı zaptedilmez çağlayanlar diyorsun, her çıngıda yana döne ille de çığlık çığlık ve düğüm düğüm bağlandığın toprak diyorsun, alnında güneş doğan dağlar diyorsun, ille de kuru yellerde bağrı keven çiçeklerine sarmaş dolaş esen yeller diyorsun, poyraz diyorsun, dulda diyorsun kıraç diyorsun, pelitli cılgalar diyorsun, yazı diyorsun, yaban diyorsun, çalı çilpi diyorsun, çorak pınarlar diyorsun, kum saati diyorsun, çıra gölgesi diyorsun, hizenli damlar ve isli örtmeler diyorsun, su diyorsun ekmek diyorsun söz diyorsun söz…

Eşiğine çıktığın devri dünyanın her merdiven basamağını çilekeşliğini azap ilmekleriyle örüp dokuduğun hayatında yarısı hüzün nadasıyla karışık sevinç yarısı sırrı sende saklı seninle yangın olmuş ateş ve kül…

Nere gitsen hiç bir yerde olmadığın kadar dönüyor dolanıyor hep aşka çağrılıyorsun, burkulup bulandığın ve hiç bir şeyle uslanıp avunamadığın zaman nehrine gidiyorsun… derdiyle yar diyar divaneleştiğin kendini bulmaya, hayat denen ırmağa..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Görüntülü n ola
Devran dönelerden
Eh madem o vakit,
Hayır ve şerden
Her şeyin kendini güzelleştirip zati suretine büyüttüğü
Toprakta yeşerip bitenlerin kök salan saçaklarına boy veren dağlar göller

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Her derede ayrı bir su sesi
Ayrı bir rüzgar esmesi her tepede
Dalgasını geçmekten gönül ibrelerini kurcalayan radyo misali
Ahhh...nasıl suya yanmış nasıl..!
Sarı buğdayların aklı başından esmiş ılgııt ılgıt
Ak değirmenlerde un etme derdinde zor harman

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sis cökmüs
Mevsim zamani gelmis de gecmis caglanin cekirdegin
Gökyüzünden yere süzülen güvencinlikte
Cirpinan sessizligin kanatlari uzaklari getiren
Acele bir mektup yazgisiymis adressiz pulsuz sensin demeye
Solan yaprak silinen izlere yolcu eyleyip gelen güzü giden günsüz bahari

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Simdiki sanat siyaset müzzik medya mimari yahut edebiyat
Cok yontulmus kursun kalem türpüsü moloz melodram tirink lagurlop
Karaladikca simsiyahlasan gecmis yövmiyeler artigindan
Hadi Cahit mahit
Yas otusbes dedi ve yolun diger yarisini zar zor gecti göctü
sitkina sadikti dediysek taranciyi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sevgili kardesim, sair-yazar HACI IBRAHiM SAGIR`a hithafen ..
Yel yahut su degirmenlerinin akintisina - rüzgarina kapilip da, kar topu, nur topu, ates topu…hepi topu dipten bucaktan her neyse dönüstüren arac gereclere muhtac, murdar, mahkum, minnet, aciz ve mahrum olmaksizin, YASAM ENERJiSiNIi veya KAYNAK DEBiSiNi israf yoluna harcamamak icin TOPLUMSAL CÖZÜMLEMEYI bireysel keyfiyetten öncelikli kilmalidir saglik sihhat huzur mutluluk edep güven saygi sevgi ihtiyatinda kendini bilmek ve bulmak dileyen insan.
Cünkü toplum cogunlugunu dengeleyip tartan bitmez tükenmez ihtiyac ve gereksinimlere bireysel keyfiyet simsiyahligini kaplayip örterek yapilan her süslü dekorlu AMBALAJ, gecici süreligine sarhos sendrumuyla insani yok sayarak kamastiran uyusturan ve kandiran aldanmalari saglasa da, narkoz etkisi gectikten sonra evvelki BOZULMUSLUKLARIN bütün hastalikli agri sizi sorun dert irinleriyle beraber kiskirtip kanattigi yerin kapanmasi asla mümkün olmayan cürümüs- kokusmuslugu katlayip en derin yirtiklardan ihmal edilen ve eden toplumlari istisnasiz her bireyiyle yüzlesmeye cekerek icindeki ölü insanligi tükürür ve kusar…

Biz…simdlerde MAGAZIN BAGIMLISI ahmakliga kul köle kilinarak ihmal ve ihanat edilen EDEPTEN EDEBIYATA tüm toplumsal degerlerin kokusmus cürümüslügü bedelindeki her insani yüzlesmeye cekip sürükledigi en sapkin , cani, yaratik, mahluk ve VAHSET bagimliliginin icindeki iltihaplasmalari disa vurdugu ve ciban basi durumundaki toplumsal cüzümsüzlüge bireysel yerinden kanayan ve bütün toplumu sabahtan sabaha kadar dönderip kivrandiran ve herkesin yillar yili kayitsiz ilgisiz soyut yapay kalmalar sonucu bir noktadan sonra kendini tanimladigi NARiN…NARiN…NARiN…NARiN..sebepler sonucunu senelerce yorduk yazdik irdeledik konustuk dertlestik söylestik sevgili kardesim IBRAKIM`le. Konusup yazmaya da devam edecegiz elbette.
Sesini telefonda duydugumda, okula gidiyormusum gibi bir sevinc, bin telas. Medrese Mekaninda görüselim dedisek de, KALE`ye karsi ve Sehrin Meydanina bakan yukari bir yer olsun istedik.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Alman Lokomotifli soygun sömürü niyet güder SiRKET DEVLETCiLiGi, en basindan beri sürpiyasa ecel lokmasi dislanmisliklari caresizlikleri ezilmislikleri horlanmisliklari yipranmisliklari ve sürekli kilifina göre kanun hortlatan baskilari zehir zembereklestirdi oradan ölcekli bütün AVRUPA kader kismet talihsizligi cektirtilen kendi kimsesizligine terkin agilastikca agirlasan GURBET baslikli cilekesligimize.
Yillaryili semtine selam veren bu algi ve anlama boyutu kiyametler kadar sinirsiz yitik yalniz yabancilasmaya tüm sahipsizligiyle en kaliteli asimilesi ucuz ve kolay SIGIC sayarak, kayboldugu kendine dönüslerin estigi yellere bile SILAM evim köküm özüm aslim ahbabim barkim yurdum diye sarilip hic olmaz dikenli otlardan bile yakinlik veya yarenlik umdugu sese susa duran yürüyen seylere seslenip sual sordugunu, nasil ki ana kucagini baba ocagiyla birlikte öksüzlüge koyup gitmelerin her kopan cigligina dönüp bakanlari ana baba bilip ardina kimdir necidir bile sormadan sürüklenerek nice daglar ardinda soguk duvarlar dibinde nice nice yillar sonrasi yasanmisligin üzülmüs örselenmis kollari düsük zihinleri yilgin hayalleri kirik dizleri bagdas duygulari sefil düsünceleri sürgün halleri ayaz -buz poyraz uzaklarin uzagi yorgun bitkin sus pus…
Hani hayatini gelen giden sirtlan ve cakallarin paramparca ettigine nutku durmus sesi kesilmis mecali tepkisiz karmakarisikliklar sigintisnda buuuus bus bulanik…
Gelen gidenler oldu yillllaaaaaar yili ayni köklü kurakliklar haramiligine kimi ya yüzyilin DENIZ FENERI hirsizligini haydutlamaya, kimi sifati nami KEBAPCILIGI gecmeyen ve alay maskarasina sayan elde ibresi uzun radyo, sirtta acik yaka sari gömlek, kafada tüylü fotür sapka soyulup sövüslenmesi her duruma müsait enayilik salagi ALMANCI BONKER etiketlemesinin disinda yasadigi hayat gercekligini hic mi hic ilgilenip soran arayani yakinligiyla iliskilenmeyen haydut yapili hainler…
Bizler, kimimiz barakalarda hastalandi öldü, ölmeyenler en cekilmez zarari kar sayan ve yasam kalitesi nufus cogaldikca herkese fazlasiyla payi düsen onur adalet itibar sayginlik özgürlük ve tüm diger degerler bütününü kovulmusluk ve dislanmisligin asit kuyularina atar gibi soguk uzak dayatici tek yönlü yaklasimlarla adini UYUM koymaya sakat ve yetkisiz kilindi. Cocuklarimiz oldu bu cignemesi aci, cignedikce bize köpük –kan kusturan horlayici baskilayici dislayici zalim ukumda. Ve adamlar kadinlar gelip gitti memleketten, ölmedik iliklerimize kadar kendi SIYASI polemiklerini yari ölü yari diri kalan yalnislasmis ve heryerin yabancisi harabe hallerimizden BOP Esbaskanligi adiyla daha cok ISTIFADEYE nasilin volümünü polününü üzüp yorup yipratan keyfine buyruk cikar yagmaciligini sagip sagmallamaya…
Bugünlerde ayni ihmaller kundakli ve PEKAKA ACILIMLI veya FFETHULMETAL ortak kafa kaiteli IHANETLER zincirine TÜRKiYE`yi baglayip sabitlestirenler, sanki BARZANI devlet kalkismasini kendileri tipki OSLO-DOLMABAHCE küresel kazik atimlariyla örgütleyip organize etmemisler gibi, yarin ayni yolun yolculuguna Pekaka devletini de YEPGE`lilestirecegi gidis haddinden ve bugünden belli, beyanini en son Amerika Ziyaretinden saglama bagladiginin üstünü örten sahte numaralarin millete dönük manevraciligini yaparlarken.

Devamını Oku