Dilden dile düşürdün, adım el alemde bir hece,
Yerden yere vurdun ruhumu, her gün her gece.
Kırık bir dal bile bırakmadın ki tutunup ayağa kalkayım,
Zifiri karanlıkta mahkum ettin, hangi yöne bakayım?
Ben her seferinde yine sana sarıldım, Sanki yaralarımı saran senmişsin gibi.
Sana koştukça aslında uçurumdan aşağı atıldım,
Sanki vahasın sandım, oysa çölün en dibi...
Çünkü ben celladına aşık, sevginin kurbanıydım,
Senin fırtınalarında sığınılacak tek limanımdım.
Gözlerimde yaş, yüreğimde bitmek bilmez bir sızı,
Sildin hayatımdan baharı, bıraktın amansız bir kışı.
Tutulacak bir dalım yoktu benim, Yıkık dökük bir şehir gibi kaldım ortada.
Belki bir parça merhamet aradı yorgun gözlerim,
Ama senin de vicdanın yoktu, o kara sevda uğrunda.
Gidişin değil, içindeki o sessizlik yaktı canımı,
Vicdanın dilsizdi, duymadın feryadımı, figanımı.
Şimdi dilden dile düşen sadece bir masal değil,
Bir yüreğin, bir vicdansıza kurban edilişinin hikayesi bu...
Kayıt Tarihi : 17.04.2026 10:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)