Saçlarının dalgası rüzgârda ağlar,
Süzülüp içime yolumu bağlar.
Eridi derdinden o yüce dağlar,
Aşk benden ırak olsun.
Gözünün karası oldu zehir,
Sevdim seni hiç düşünmeden
Ne istiyorsun ki benden?
Ayrılık geldi istemeden.
Uzak kaldım ben senden.
Rüzgâr aldı sözlerimizi
Bir gün bahar olur önüme güller serersin,
Ertesi gün fırtına, ömrümü harap edersin.
Ben hangi yüzüne umut ekeyim söyle,
Hem can verip hem canımı ellerinle sökersin.
Bir bakışın şifadır, yaralarımı sarsın.
"Bir umut..." derdi her gece sessizce,
Yorgun düşen hayallerini toplardı gizlice.
Zehirli dumanlarla ömrü geçip gitse de,
Onu asıl öldüren kirli sözlerdi neticede.
Geceyi gündüzden daha çok severdi,
Bir tınıydı evvela ruhumu yerin den eden,
Bir sırdı gizli cevher, sükûtu mesken eden.
Şarkılar dökülürken, bir miraca yükseldim,
Kendi sessizliğimin çölünde suskunca gezdim.
Lisanım yok benim, sükûtu feryattayım.
Öyle güzelsin ki,
Işığın senden önce geliyor.
Etrafındaki bin bir çiçek
Sana hürmet için secde ediyor.
Bana düşman olan rüzgâr,
Dokunmaya kıyamadığım saçlarını
Bazen güneş tenini yaksa bile ruhunu ısıtmaz,
Kuyulardan uzanan eller seni çekip çıkarmaz.
Çiçekler bile efsunludur açar da güzel kokmaz
Farkına varır mısın bilemem ama
Hayatın tadı sensiz çıkmaz.
Bakma öyle efsunlu efsunlu,
Sır gibi saklamalıyım bu ruhu.
Eğer duyulursa sana meftun olduğum
Zulmet kaplar, kan olur aşkımızın yolu.
Sükût sığınağım olsun da
Ben ki
Aşkın yükünden bitap düşmüş bir çehreyim,
Sine-i Suzan içinde bir divane bende-yim.
Aşk mektebinde açan sadakat çiçeğiyim.
Gözlerinin karasına ömrümü feda eylerim.
Ey sevdiğimi söyleyemediğim yaren çiçeğim,
Yine yalnızlığı kokladığım bir gecedeyim.
Zamanın çeperinde kokladığım akislerin,
Sükutla harmanlandığı o demlerdeyim...
Göğsümde vuslatı dileyen bir sürgün gibi,
Adını anmaya kıyamadığım seherdeyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!