Bu aşkın bende cenazesi kalktı.
Ne ağıt yaktım ardından
ne de kalabalık çağırdım.
Bazı vedalar sessiz olur,
çünkü herkes bilir:
geri dönülmeyecek bir yerden
kalkmıştır tabut.
Duygun derya deniz olsa da
gelme artık.
Ben yüzmeyi değil,
batmayı öğrendim bu hikâyede.
Ve her dalga
bir öncekinden daha acımasızdı.
Yüreğin cennet narası atsa da
yolum cehennemi ister.
Çünkü ben,
acıyla doğrulmuş bir adamım artık.
Huzur bana geç kalır,
yangınlar tanıdıktır.
Sanma ki
kanadı kırık bir serçeyim hâlâ.
Ben uçmayı unuttum,
ama düşmeyi ezberledim.
Ve sen artık
beni taşıyan gökyüzü değil,
gözlerimden akan
bir hatıratsın sadece.
Bak,
gözyaşın oldun artık.
Tutulamayan,
saklanamayan,
zamanla kuruyup
tuz bırakan bir iz.
İnsan bazen
sevdiğini kalbinde taşımaz,
gözlerinden akıtır.
Ben seni sevdim,
ama kendimden eksilerek.
Her susuşunda
bir parçam gömüldü içime.
Ve insan,
kendi mezarını kazdığını fark edince
küreği bırakıyor.
Gelme.
Çünkü dönmek
her şeyi düzeltmez.
Bazı gelişler
yalnızca eski yaraları
daha net gösterir.
Vedam,
sevdam kadar ağır.
Kalbine atılmış bir imza gibi—
silinmez,
inkâr edilemez.
Altında benim adım var,
üstünde bitmiş bir biz.
Artık ne sor,
ne bekle.
Bu hikâyede
umut son konuşandı,
o da sustu.
Bu aşkın bende cenazesi kalktı.
Toprağı bol olsun.
Ben yoluma
hafifleyerek değil,
kesinleşerek devam ediyorum.
Kayıt Tarihi : 19.03.2026 21:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!