Susuz derenin kenarında nöbet tutup,
Kirpiklerinden buğday başakları umdum.
Katığım soğan, suyum gözyaşım.
Heybemdeki kuruyan ekmeği kalbime attım,
Kalbim yarıldı.
Giyinmem artık sevdanın ayakkabısını.
Yüreğim
Her gece
Kirpiklerimden inip
Yüzümde yürüyor
Uyku boyu...Sevgi Gül İlkaN
Gözlerimin perdesi yüzün.
Dünyayı görmüyorum.
Aç pencerelerini
Asırlardır beklemekteyim.
Bu kaçıncı yenilişin güneşe
Kaçıncı küllenişi yapraklarının
Çürümüş yorganını üzerine atıp
Bu kaçıncı inzivaya çekilişin?
Kaçtır ölüm uykularından uyandın
Sabrın doruğuna gömülüp
Sen gittin
Bir daha gelmedi uykum.
Uyumaya çalışmak
İğne ucuna kırk yama olmak
Delik deşik.
Uyku da gidermiş ahirete.
Sana
Ellerimle büyüttüğüm
Canlı çiçeklerle geliyorum.
Lütfen
Nefes al ver
Uykudaki çiçeğim.
Uyku da bir yoldur.
Biz adresi bilmiyoruz...
Başının üstü güzel bir yerdir.
Orada gereksiz kim varsa, gereksiz ne varsa indir.
Orası sana ait olmalı...
Sonsuzluğa gözlerini kapadığında,
Uykuya kırılıp, küstüm.
Seni getirmediği gün gelmesin istemem.
Ayakta sallanırım
Geceye sarılırım
Gider çay yaparım
Rüyayı memleketin bildim ben
Bu yüzden aralıksız uyumak isterim.
Ne vakit uyansam uykudan
Gecenin belirli saatlerinde
Gurbete düşerim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!