Kırılıp döküldüğün gönlün kapısına tekrar vuruyorsun
Gerçekten samimiyetiniz hiç mi kalmadı diye.
İnsanı umudundan insan kesmekte...
Köpekler kuyruğunu sallıyor dostluğa dair.
Evinizin her yerinde dolaşan
Karıncaların kalabalıkları ne kadar da manidar...
Kuşlar havalanırdı kirpiklerimden
Kirpiklerim kuşların konduğu yürek dallarım
Sonra büyükler kuşlarımı vurdular büyüdüğümde
Kuşlarım birer birer avuçlarıma düştüler
Çocuklar hiç vurmamıştı kuşlarımı
Ve öyle büyükler var ki
Kuşlardan uçmayı öğreniyorum basamak basamak.
Yürümek yordu...Sevgi Gül İlkaN
Kursağımda kalan hayallerim
Ayakları kırılan yılkılarım.
Gölgeme yığılıp kaldım
Kurşunsuz kurşunlu vurulmalarım.
Kalbim sana yılkı
Kalbim sana binlerce yıl yılkı
Okuryazarlığın güneşe çıkartılmalı kimliği
Dilden akan cümle akarsularda pişmişlik akmalı
Hayattan aldığı dersle pişen
Anlam diye diye
Dünyayı kalbiyle adım adım keşfeden
Kuşlar unutmuyorlar
Hangi pencere önünün sevinçleri olduğunu.
Ne vakit
Penceremin önünde sevinçlerini bulamasalar
Hüzünlü hüzünlü
İçeriye, içime doğru bakıyorlar
Kuşlar ve kadınlar
Biri yeryüzünü süsler, biri gökyüzünü.
Biri, ağaçların dallarında en güzel şarkı
Biri, gitarın tellerinde en güzel türkü
Silerler dünyanın pasını.
Boğazımda düğüm düğüm kuş uçması.
İnsan
İçi dediği yurdunu kaybettiğinde nereye yuva kurar?..
Gözlerimin
Dünlerimin zihnine dizdiği tüm resimlerini
Gönül ocağımda yakıp rüzgara verdim
Şu küllü siyah bulutlar sana yolcu
Gönlümdeki tahtını yıktım, tacını kırdım
Acının tarifini yapıyoruz.
Malzemeler bizden
Yanmak bizden
Pişmek bizden
Olmak bizden
Lakırtısı sizden!..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!