Yanmamış, yıkılmamışsın
Yeşil bir bahçedesin
Güller, günler içindesin
Yanıbaşında akan şu ırmak
Gözyaşın değil
Uyu yüreğim uyu.
Ben, her uykumun
Sancılı çocuğuyum.
Çağırın annemi kucağında uyuyayım.
Taş beşikteki hazin son
Desin bir kabustu.
Kalem adını kalbime yazıyor
Sanki yanına evim kazılıyor
Çatısız, penceresiz, güneşsizim
Çiçekli günlerimiz tek servetim
Yokluğun aklıma savaş açıyor
Şu uykum yatıya kalsa...
İnsanın,
İçinden bir yere gidemediğinde başlarmış çaresizliği...
Şu beyaz tavandan
Bulutlar geçiyor oluk oluk.
Ben şimdi gözlerimi kapamaya kalksam
Sağanak yağmur başlar ardın sıra.
Günden, her şeyden sıyrılmış çıplak bir acı
Şu beyaz çarşafa sarıyor beni.
Adım adım yaklaşabilecekken
Adım adım kaçarak seviyorum.
Kalbinin sesini şarkılardan dinleyip
Adının baş harfiyle yetiniyorum;
Kalbimi delerken kalan harflerin
Ben yine yeminli boyun eğiyorum
Dünyaya açılan penceremin ikizi
İlk gözyaşımın ulanan sesi
İlk gülüşümün resmi
Ezanla okunan adımın diğeri
Tutunmayı öğrenen ellerimin teki
İlk adımı atan adımlarımın izi
Uzak yıllardan geldim kendime
Binbir hasretle.
Ne çok körebe oynamışız
Gözümüze bez bağlayan zamanlarla
Yanıldık, yenildik, dağıldık
Hadi ömrüm tez toparlan
Sanırım vakit gitme vakti.
Vedaya gerek yok sessizliğini duymayanlarla.
Git, hiç tanımadığın birine derdini anlat;
Sarıl ona;
Veda et hatta.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!