Ayağıma dolanıyor yağmurlar
Geriye doğru sarıyor adımlar
Usul usul çiseliyor şarkılar
Hüzün yüklü gözlerimin sırtında
Kardelenler açıyor ardın sıra
Daha çok ölüyorum bu aralar
Ey sinesinde kar yaprağı taşıyan düş
Sen kaç kışa tutuldun da
Kapıya bıraktığın buketler yorgun
Ey göçemeyen sancılı kuş
Kapının eşiğine yurt bırakmışsın
Sırtın kan ter içinde yurt yorgunluğu
Belki de bir kalbim olmasaydı bunca yükü taşımak zorunda kalmazdım...
İnsanı sırtındaki değil kalbindeki yük yıkar...
İyi olacak diye umut etmek
Kelebek ömrü kadar kısa
Beden
Taş diye bağlanmış sanki ayağıma
Nasıl bir çırpınmak bu yurtsuzluğuma
Göğe merdiven yapmışlar
Ya Rab!
Bu nasıl bir savaştır?
Yüreğim beni vuruyor.
Ya Rab!
Bu nasıl bir sınavdır?
Aklım kaçıyor.
Çıkrık başında çocuk yaştayım
İçimdeki uzun ince yola
İlk adımlarımı atmaktayım
Hayatı öğrenmek düşe kalka
Meleklerin elbisesi yünü
Yüreğimdekilerin gurbet kuşuyum
Hangi göğün denizine kanat çırpsam
Hangi bulutun güvertesine konsam
Yabancılıkları karşılıyor beni.
Lisanımdan anlamıyor hiçbirisi
Ben her gece
Yüreğime ninniler söylüyorum
Uyusun diye...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!