Hüzünlerime gülüşüm
Rabbime aşk tevekkülüm
Gözleri dindi diyorlar
Güneş ardı yağmur gülüm
Canda dumansız ölüşüm
Gül dökmüş yine yollarıma
Dikenlerini kıra kıra
Bir şiir ki aşka nirvana
Oysa onu tanımıyorum
Merhem uzatıyor yarama
''Eleğin sık.'' derdi annem, ince fikirli olduğum için.
O da bir şey mi?
Ben onu kaybettiğimde rendeden geçtim...
Sevdaya rabıt çekemedim
Seline güç yetiremedim
Kapılıp sana sürüklendim
Dönememeye bitkin düştüm
Yunus'un gözyaşını serdim
Ömrünün kordan sınavlarına
Ciğerinin alev almasına
Küllerinden güle uyanmana
Buluta dolup koşandır şiir
Ağaçlar mı dökülür hep.
İnsanlar da dökülür kirpiklerinden avuç içlerine.
Kimine manasızdır artık ömre gelecek bahar.
Bedenden ruha geçmek diye bir şey daha var.
İnsan mevsimini asıl burada arar.
Öyle bir mevsim ki
Sevinçli özüm
Gülüyor yüzüm
Kararlı sözüm
Unutmak karmış
Kargaşa bitti
Kim ekti bu kuşları kat kat kafeslere
Göğe kanat çırpmaya kök salamamışlar
Şevklerini kursaklarında bırakmışlar
Maviye hasret gözleri bulut bulutlar
Kim giydirdi bu kuşlara bu duvarları
Biliyorum
Senden yana
Son nefesimeze kadar
Gözlerimiz nemli bakacak dünyaya.
Bi' köşeye çekildiğimizde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!