Gözlerinde aşk var
Bakışında hüzün
Duruşunda hasret
Upuzun.
Bırak dağılsın saçların
İliklerine kadar işlesin rüzgar
Bazen
Kalemimi elime alıp
Gelmişten geçmişten
Kendime
Derin bir kuyu kazıyorum
İçine düşüyorum
Bulutlar yüreğimi göğe çizmiş
Kapısını kıbleye doğru açıp
Ömür nice sarsıntılar yaşarmış
Dünyaya aldanışa maruz kalıp
Pişmanlıkta yanmadan arınılmaz
Ne zaman sela duysam
Minareden gözyaşım dökülür..
İçimdeki ayaz
Seni beklediğim
Sol yanımdaki pencereye yağan
Aralıksız kardan.
Söyle!
Hangi ağacın dalındasın?
Yerini sevmeyen ruhun hüznü bedenine yansır da yansır
Çürümüş zamanı ayıklanmayan ömrün yükü ağırlaşır
Güneşi göstermeyen yürekten zengin kalkışıyla gidilir
Öyle bir belirle ki yönünü, gönül camın hep güneş alsın
Candır bu en çok da yüreği kırılınca dökülür saçılır
İnsanın Rabbiyle konuşması ne güzel!
Biliyorsun ki bir anlayanın var senin!..
Hele de bir ıslaklık inmişse kirpiklerinin dibine
Yüzüne yüzüne serpe serpe...
Gülüşüm batmasın!
Yüklendim hüznümü gidiyorum.
Yolum açık olsun.
Ki dağım
Kendime yaslandım.
Ey nazlı kar ve rüzgar
Narin'i öldürüp
Bir çuvala koymuşlar
Bıraktıkları derenin suyu
Okyanuslara gözyaşı taşıyor
Bir çığlığa yetişememek
Karşındakinin sana ihtiyaç duymasını istemiyorsan, sen de ona ihtiyaç duymayacaksın...
Fazla hoşgörü yara çoğaltır...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!