Bir şarkıyı çok dinlediğinde bıkarsın
Aynı yemeği her gün yersen artık tat almazsın
Sürekli yağmurlar altında yürürsen suya bakamazsın bir daha
Güneşe aylarca sırtını dayasan kurumaya başlarsın
Sürekli aynı kıyafeti giyemezsin hele ki bu çağda
Saçlar, sakallar ve tırnak, fazla olmayı reddediyor
Alır elime kalemi
Gider yine otururum ruhunun başköşesine.
İçecek olarak da hüzün isterim olur biter.
Herkes mutluluk istiyor
Bense sana kafa tutmak.
Kim o? dediğimde; mutluluk demişti.
Sensizliğin içindeki senden düşüyorum
Öyle sarhoş, öyle bomboş.
Şuursuz asfaltlar
Bir beni kollarımdan tutamadılar.
Düğmeleri sökülüyor ruhumun
Bedenim göçtü göçecek.
Günlerdir yağan yağmurlar
Camlara harf harf ayak izleri bıraktılar
İçime doldurdukları aşkın resmini
Çiçekli patika yollarımdan aktardılar
Gök mavi yatak
Aşkı bozuğa kadın da çok erkek de
Tenden tene gezmeye sevmek denmekte
Hepsi de birbirini yedek etmekte!..
Çakallar, prens, prenses maskesinde
Kalpler kapı önlerinde kap içinde
Sabır eskitiyorum
Delik deşik dayantım
Sevda bırak vazgeçtim
Bu fırtına davetlim
Güneşe kurşun dizdi
Cinsiyet yer değiştirir aşkta
Ben Yusuf, sen Züleyha
Ah Züleyha
Ezelden mi karıştın toprağıma
Tutkuna
Yağmurdan karşılık alamayınca
Güneşe ateş ettin
Ateşkesi ihlal ettin
Bu bir değil iki değildi
Akla yarar iş değildi
Dünyaya evim demezken
Seni, evimdir dedim
İki göz odamdın
Biri gönlün
Biri kalbin
Ben, kalbinde uyurken
Benim duygularımı benden iyi mi bileceksin
Kafana göre sözler sarf etmektesin
Ben, gerçek bir aşkla çok özel sevdim
Duamın kabulü deyip sana hep kıymet verdim
Rüyadaki aşk işaretleri bana eşlik etti, yön verdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!