SEVDAN DELİRTTİ BENİ
Sevdan delirtti beni,
geceler şahidim oldu,
duvarlarla konuşur oldum
sen sustukça içimde
binlerce cümle çoğaldı.
Bir zamanlar adını
sevgi diye yazmıştım kalbime,
şimdi her harfin
bir yara gibi duruyor içimde.
Ne zaman seni düşünsem
bir tarafım susuyor,
bir tarafım çığlık çığlığa
“Dön artık!” diye haykırıyor.
Sevdan delirtti beni...
Öyle bir sevdim ki seni,
kendimi unuttum uğruna.
Senin gülüşünü
kendi mutluluğum sandım,
senin gözyaşını
kendi acım bildim.
Meğer ben seni severken
kendimden eksiliyormuşum.
Geceleri uyumuyorum artık,
uyku bile senden yana.
Gözlerimi kapatsam
karşımda sen,
açsam yine sen...
Bir odanın içinde
yüzlerce kez yürüyüp
aynı yere dönüyorum.
Sanki çıkış kapısını
senin adını söylemeden
bulamayacakmışım gibi.
Duvarlara bakıyorum,
duvarlar seni anlatıyor.
Pencereye bakıyorum,
rüzgâr sesini taşıyor.
Geceye bakıyorum,
ay bile bana seni soruyor.
Ben seni unutmaya çalıştıkça
hatıraların büyüyor içimde.
Bir fotoğrafın yetiyor
yıkılmama,
bir şarkının nakaratı yetiyor
gecenin ortasında
sessizce ağlamama.
Sevdan delirtti beni...
Bazen kendi kendime soruyorum:
“Bu kadar acı
bir insanın içine sığar mı?”
Sığıyormuş...
Ben sığdırdım.
Senin gidişini,
yarım kalan sözleri,
söylenmeyen vedaları,
içimde çürüyen umutları,
gecelere sakladığım gözyaşlarını
hepsini birden
yüreğime sığdırdım.
Ama kendime
bir türlü yer bulamadım.
Sen gittin,
ben kaldım.
Sen hayatına devam ettin,
ben senin bıraktığın yerde
zamanın durmasını bekledim.
Takvimler değişti,
mevsimler geçti,
insanlar geldi geçti
ama ben
senin gittiğin günün
içinde kaldım.
Bazen bir yabancıya
seni anlatmak geliyor içimden.
Sonra susuyorum.
Çünkü seni anlatmaya
hangi kelime yeter ki?
“Sevdim” desem az,
“özledim” desem eksik,
“unutamadım” desem
bütün hikâyeyi anlatmaya yetmez.
Ben seni
bir ömürlük sevdanın
en ağır yerinde sevdim.
Öyle sevdim ki
yokluğun bile
varlığından daha çok yer kapladı içimde.
Sen yoktun,
ama her yerdeydin.
Sokaklarda,
şarkılarda,
gecelerde,
kahvelerde,
sessizliğin içinde,
hatta kalabalıkların ortasında bile...
Herkes konuşuyordu
ben seni duyuyordum.
Herkes gülüyordu
ben seni arıyordum.
Herkes gidiyordu
ben senin dönüşünü bekliyordum.
Sevdan delirtti beni...
Beni benden aldı.
Aklım “unut” dedi,
kalbim “bekle” dedi.
Aklım “bitti” dedi,
yüreğim “belki gelir” dedi.
Ben ikisinin arasında
paramparça kaldım.
Bir yanım sana kızgın,
bir yanım hâlâ sana âşık.
Bir yanım
“Bir daha dönmesin!” diyor,
öteki yanım
kapının sesine kulak kesiliyor.
Ne büyük çelişkiymiş
seni sevmek...
İnsan hem kızıp
hem özleyebilir mi?
Hem nefret edip
hem sarılmak isteyebilir mi?
Ben ediyorum.
Çünkü sen
kalbimde öyle bir yer bıraktın ki
oraya senden başkası sığmıyor.
Bazen düşünüyorum,
belki de suçum
seni fazla sevmekti.
Belki de
bir insanı kendinden fazla sevmemeliydi insan.
Çünkü insan
kendinden vazgeçince
karşısındaki giderse
elinde tutunacak hiçbir şey kalmıyor.
Benim de kalmadı.
Şimdi geceler benim,
sessizlik benim,
duvarlar benim,
içimdeki bu koca boşluk benim...
Ve sen...
Sen artık
uzaktan bile olsa
kalbimin en acı yerisin.
Bir gün dönersen
beni eskisi gibi bulamayacaksın.
Çünkü sen giderken
sadece beni bırakmadın.
Benden
bir parça da götürdün.
Gülüşümü götürdün,
umudumu götürdün,
sana inanan yanımı götürdün.
Geriye
geceleri seni düşünen,
sabahları seni unutmaya çalışan
yorgun bir adam bıraktın.
Sevdan delirtti beni...
Ama yine de
sana beddua edemiyorum.
Çünkü ben seni
kötü günlerin için sevmedim.
Ben seni
kalbimin en temiz yerinden sevdim.
Belki sen bilmedin,
belki hiç anlamadın.
Ama ben
bir insanın başka bir insanı
ne kadar derinden sevebileceğini
kendimde öğrendim.
Şimdi git...
Eğer gideceksen
tamamen git.
Hatıralarını da al yanına.
Sesini,
gülüşünü,
bakışını,
“kal” deyişini,
“seviyorum” diye başlayan
o yarım cümlelerini de al.
Çünkü ben
her gece onları yeniden yaşayıp
yeniden kırılıyorum.
Git...
Ama bil ki
bir zamanlar
seni delice seven biri vardı.
Senin için geceleri uyanan,
adını sessizce anan,
yokluğunda bile
sana sadık kalan biri...
O bendim.
Ve şimdi
kendime dönmeye çalışıyorum.
Belki bir gün
bu sevdanın içinden çıkarım.
Belki bir sabah
uyandığımda
seni düşünmeden nefes alırım.
Belki bir gün
adını duyduğumda
kalbim eskisi gibi sızlamaz.
Ama bugün değil...
Bugün hâlâ
gecenin içinde seni arıyorum.
Bugün hâlâ
yüreğim senin adını söylüyor.
Bugün hâlâ
içimde bir deli sevda
kapıları yumrukluyor.
Ve ben
her gece aynı cümleyi
kendime tekrar ediyorum:
Sevdan delirtti beni...
Ama ne gariptir,
Beni delirten de sendin,
beni susturan da...
Beni yıkan da sendin,
beni ayakta tutan
senden kalan hatıralardı.
Sen gittin...
Ben hâlâ buradayım.
Eksik,
yorgun,
kırgın...
Ama seni
bir zamanlar nasıl sevdiğimi
unutmadan.
Çünkü bazı sevdalar
bitmez...
Sadece insanın içinde
sessizce yaşamaya devam eder.
Ve bazı insanlar
hayatından gider...
Ama kalbinden
hiçbir zaman çıkmaz.
Sen de öyle kaldın bende...
Bir yara gibi,
bir şarkı gibi,
bir gece gibi...
Ve ben,
Her gece seni düşünürken
bir kez daha anlıyorum:
Sevdan delirtti beni...
Ama seni sevmekten
hiç pişman olmadım.
DELİNİN BİRİ
HAMZA CAYMAZ
Kayıt Tarihi : 13.08.2026 16:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!