Moralim bozukken "Git başımdan" diyorsam,
O anda dediğimi değil, söylemek istediğimi,
"Sana ihtiyacım var'ı duy ve bırakma beni...
Hep söylerim,
Bir adım gelin,
Ben kırk adım geleyim diye...
Fakat bu gelmelerim,
neden size çok geldi?
Yürüyebiliyorum,
Kirlenmeye çocukluktan başlarız.
Üstümüz toz ve çamur olur.
Kızar annelerimiz.
Kirlenmek güzel de,
Keşke tüm kirimiz kıyafette kalsa...
Seni terk etmek baş ucu kadar yakın,
Kavuşmak Fizan'dan dolaşır gibi uzak.
Kolayı sevmem bilirsin, geliyorum...
Bir veda nasıl olur da ömür boyu bitmezdi...
Öyle olsana sen!
Terk edeceğini söyle ama terk etme...
İşte bu, lafta kalsın.
Çok şey istemiyorum, sadece izin ver.
İzin ver senin için bir şeyler yapayım.
"Bunu senin için yaptım" diyeyim.
Sevindiğini görünce bende sevineyim.
Gözlerin gülsün, mutlu olayım.
Sen yeter bak bana,
Sırf Rabbime isyan etme diye ardından bela okumuyorum.
Acıdığımdan ya da senin zarar görmeni istemediğim için değil.
Hani insana verilecek en büyük ders umursamamaktır ya,
Bundan güzel kapak mı olurmuş, tencere veya kazan,
İstediğin yere uydur derim ama sen gönlüne uydur.
Uyur ki bir daha sevmek adına hiçbir söz demesin sana,
Bırak iyi niyetine son kullanma tarihi belirlemeyi,
Kişiye ve duruma göre stokta mutlaka bulundur.
Göreceksin ki hiç ummadığın anda lazım olacak.
Kardeşi Allah verir
Ama dostu kendin seçersin.
Dost çok iyi kardeş olur.
Peki kardeşten dost olur mu?
Orası biraz zor işte…
O yüzden hayattaki en büyük şanslardan biri,
Çekilesi bir dünya istedim. Fakat bana çok ağır geldi, çekemedim.
Dünya ile beraber yuvarlanıp gitmek için mutlu olmak gerekirdi.
İnsan ancak tebessümüyle ikna ederdi... İkna eden, olan kazanandı.
Yenilikleri gülerek karşılardı, ne güzel bir ütopya, bu ben olmalıydım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!