Aşkın tövbesi yokmuş meğer, anladım.
Acılara nanik yaptım, bir daha sevdim...
Özlem de tuz gibi,
Sırtında taşıdıkça yakmaya başlar.
İnim inim inletir insanı.
İnsan, insan olmaktan çıkar.
Yine vuslatı bekler,
Bir tek o kalmıştır acıya şifa olacak.
Ülkem Caddeleri
Hüzünlerden uzak bir mutluluk anıtı,
İniyor üzerinden kırmızı çarşafı.
Avuçları nasırlı insan,
ülkem caddelerinde bir garip adam.
Uzaklık, engel değildir sevmeye,
Lakin gönlü misli ile yorar...
Beni anlamadıkları zaman üzülmüyorum.
Kendimi anlaşılır hale getirmeye çalışıyorum.
Bu durumda sohbetin anlamı da oluyor.
İnsan, ancak bu şekilde yol kat edebilir.
Bir rüya gibisin adeta…
Her an uyanacakmış gibi hissediyorum kendimi…
Ve o korku var içimde.
Rüyadan uyanınca,
Hepsi yok olmuş olacak gibi…
Buna inanmak bile gelmiyor içimden.
Zamane ayrılıklarına:
Bir sigara,
Bir bira ya da çay
Bir acıklı şarkı,
Birkaç damla gözyaşı
Ve
Kaçan danalar bile
Bayram bitmeden geri döndüler.
Sen hâlâ dönmedin.
İnsan olmak,
Bu anlamda kötü bir şeydir.
Mesela sen,
Yalnız yaşamak güzel de,
Yalnız üşümek koyuyor.
Ne elini cebine koymak,
Ne de battaniye ısıtıyor.
İki kişilik üşüyorum...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!