Kafam gibi darmadağın şiirlerim,
Toplamak istiyorum, yetişemiyorum,
Her biri bir yana dağılıyor sözcüklerin,
Yüklemeye çalıştığım anlamlar hedefsiz.
Sesleri yanlış yorumluyor icra ederken beynim,
Atın omzunuza değer heybesini,
Ayıklamaya başlayın içinizdekini,
Keşkelerle, iyikileri,
Adamlarla, sanılanları,
Mutluluklarla, hüzünleri,
Huzurlu anlarla, sıkıntıları,
Eskiler demirin tuncuna kaldık derlerdi,
Köşelere çekilmemiz, ateşlere sokulmamız,
Acımasızca aldığımız darbelerde kıvılcım saçmamız,
Demir gibi duruşumuzun gereği imiş, bunu da geç anladık.
Bize dışarıdan bakanlar ilk ukala dedi,
Konuşan kasıntı, hatta gereksiz diye bildi,
Efendim dediklerimizin, kaçı gerçek efendiydi,
Sırrına vakıf olmaya çıkılan yolculuk hissedilmedi.
Bir bildik canları, yaradan da öyle emretmişti,
Şiirim doğar, sancılı, çığlıksız gecelerimde,
İçim sarsılır, sonrasında depremler kalemimde,
Enkazda bir boşluk bulur saklarım sabrı hecelerde,
Mürekkep, damlar kağıda gözlerimden, sessizliğimde.
Dünya döner, güneş döner, kainat çarkının içinde,
Semazenler döndükçe eteklerinden günahın döker,
Pervane o aşk ile varır da narın içine düşer,
Döner hakikati bilmez beşer de kalkar sözden döner.
Aşk eriştir kendine,
Hali bilmez, ne bile,
Dağlanıp, düşse dile,
Özü toprak doyurur.
Aşk uzaktır nefsine,
Az kelam ediyorum son demde,
İyi de oluyor, gereksiz sözler kesemde,
Deva olmayan yüzler eksildi iyice ensemde,
Azımızı çoğa sayacak üstatlar başımın üstünde.
Eskidendi muhabbet, gönül otağlarında demlenen de,
Nem varsa çaldım taşa, taş inlemedi,
Yüzsüz olma ey gönül dedim dinlemedi,
Sureti veren içe hapsetti seni, sezdirmedi,
Gezdirmekten yılmadın, hırsların eksilmedi.
Aslında herkes aynı,
Sadece elbiseler farklı,
Yakışıklı ve güzel markalı,
Soy bedeni üzerinden ne kaldı.
Beden bir elbise, ruhun kabı,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!