Zorlama kendini,
Öyle içten doyasıya yaşa beni,
Hiç tasalanmadan yaşa geçmişimi,
Doyumsuzca hatırla çocukluğumuzu,
Sökmek zordur beni yüreğinden.
O halde beraber gönül olalım.
Biri dedi ki mucizesi var.
Biri dedi ki matemi var.
Bilemedim.
Hangi gözde matem var?
Hangi sözde mucize var?
Neden böyledir zaman?
Öyle amansız tutulmuşum ki,
Yer yerinden oynasa dermanım yok kalkmaya.
Konuşmak mı geçmişle?
Aynalarla küseli çok zaman oldu.
Hey gidi hey
Bilmiyorsun sen benim ne çektiğimi
Öyle değil deme bana
Ben biliyorum ne çektiğimi.
Kim demiş uyku rahatlık diye
Gözümden neler kaçıyor,
Bilmiyorum,
Sorular yığınla,
Cevaplar yok bende.
İlk an ve son an,
İçimden ne geliyorsa öyle yani,
Beni boğuyor bu şehrin girdabı,
Çıkışını arıyorum labirent sokakların,
Sustum,
Sustum,
Konuşmak...
Kapıya dayandı hüzün nameleri,
Ellerimle ektiğim sevinç damlaları bir bir kuruyor.
Geceye bir masal bırakmak istedim
Ama;
Dünün cennet bekçileri,
Boy aynasındaki devler,
Ölümsüz mü gülüşmeler?
Ölmek de bir gülmek de bir.
Ömür dediğin anlık seyir.
İştelerim keşkelerim hepsi bir.
Keşkelerimi,
Gök kubbenin altındaki tercihlerimi,
Vaktin sonunundaki ecelimi düşünmeyi;
Bırakmak istiyorum.
Anlamak yetmez belki!
Ürkeklik işte
Korkunu yeri...
İşte öyle!
Ne dediğimi biliyor muyum ben.
Ben yaşlandım ha...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!