İç çekişleri vardır gecelerin,
Sana bana benzer yalnızlığı,
Senden benden sevdalar yükselir,
Hüzün kokar demli çay kokusunda.
İçinde neler geçer neler gecelerin,
Kifayetsiz gecelerin bağrında koptu yüreğikdeki yangın.
Hasret ve daha ötesi,
Bilemiyorum...
Çırpınış işte benimkisi,
Gerçek ve gelecek çatışması.
Anlamını yitirdi her şey.
Bahtıma ne çıkarsa onu yaşayacağım.
Durulma zamanı geldi hayattan.
Neyi görürsem onu yaşayacağım.
Benim olan neyse o benim olacak .
Bakmayın bana derdim çoktur.
Lafı söyleyecek adamım yoktur.
Gideni getiremem elbet.
Geçmişim öldü tekrar edemem.
Sonbahar yaprakları düşmüş üzerime,
Her bir yanımda hüzün dalgaları,
Siyah beyaz ve gri tonunda yaşanıyor yaşananlar,
Günleri yakan ateş yakıyor her bir yanımı.
Penceremin pervazına takılan duygular gibi,
Zaman da eskiyor tıpkı insanlar gibi,
Ne rüyalar kalıyor dünden ne hülyalar.
Bir bilinmeyenden geldim sanki bugüne,
Geçmiş zaman bir bir silinip gidiyor.
Dünden kalma bir yol geçiyor bu şehirde,
Saatleri dokudu arılar,
Sütun üzerinde gezindi karıncalar,
Öyle öldük ki bilinmedi yarınlar,
Geride kaldı hancılar.
Öyle bir gün ki geldi son anlar,
Merhabadır hayat,
Bezende elveda.
Hayat, gül ve lale değildir her zaman;
Bazen karanfil kokusu
Bazen de sümbüldür güneş.
Ne çok şey anlatmak isterdim.
Ne çok şey yazmak...
Hayat işte!
Gün sarısı gündüzler kayıp.
Kara bulutlar sarmış her bir yanımı.
Karayel üşütüyor tenimi.
Bekle....
Beklemek de güzeldir.
Herşey geçer tutunmaktır esas olan.
Sen de tutunacaksın hayata,
Belki kendi ellerinle,
Belki de bir kedi tırnağıyla...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!