Zaman değişti,
Merdivenleri iniyorum bir bir,
Mavi yok,
Yeşil de tebessüm nehrine gitti,
İnişlerle tanıştım,
Burada yerde hayat yok.
Öyle yakınım ki sana,
Öyle de uzak.
Mahremiyetini dalgalara bırakırken sen,
Sorgunda ter döktüm boncuk boncuk.
İfşa etseydin keşke kendini,
Çığır açtım en olunmadık yerlerde.
Mahremiyet sorgusu benim işim değil.
Geceler neyi ifşa eder ilgilenmiyorum.
Nelerimi aldı da götürdü o hüzünlü anlar,
Dudaklarımla yazdıklarım farklılık gösteriyor.
Yaşananlar içimde kırılan cam kırıkları gibi,
Hergün her an içimi açıtıyor,
Yüzümde görülen keder çizgileri,
Kelimelere sığmayacak kadar büyük.
Bekle deniyor ya!
Beklemek öyle amansız hastalık ki.
Rüzgara kapıldım,
Belki beni götürür bir yerlere.
Annem görür belki beni
Anneme de hasret gözlerim.
Belki annem de bana hasrettir.
Göz yaşında vardır hayatım.
Karanlık gecelere hüzün yağıyor.
Kimseler bilmiyor;
Annesine özlem duyan çocuklar var.
Sokaklar karanlık.
Ses versin sokak lambaları ;
Kimsesizler kalmış bir başına .
İçimden gelenler yıkıyor her bir yanımı,
Ömrümün bereketi değil,
Ölümün izleri sarıyor yüreğimi.
Yaşananları sorgulayamıyorum,
Düşünmek ötesi bir şey.
His mi ?
Düne dair ne varsa yok oldu.
Yarına dair ne varsa yalan.
Şimdi sana anlatamam kendimi.
Kelimelere cümlelere sığmam.
Bilmek tutsaklık mıdır?
Yine ben geldim.
Sen hala buradasın,
Suretin bile değişmemiş.
Oysa ben öyle miyim.
Düşlerim de değişti,
Yüreğimin sesi de .
Şehir şehir dolanıyorum.
Annemin şarkılarını arıyorum.
Her bir yanımda binlerce matem,
Binlerce göz yaşı varken,
Güzel günlerin hatıralarını arıyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!