Serkan Bol Şiirleri - Şair Serkan Bol

Serkan Bol

Bugün sevinç günüdür sevgilim
Yaşasın özgürlüğümüz,
Ülkemin açılmayan güllerinden dokunuyorum yarınlarımıza
Yarınlarda sen varsın.

Şimdi şarkı söyleme vaktidir sevgilim.

Devamını Oku
Serkan Bol

Mevsimsiz rüzgarlar esiyor
Tahayyül ettiklerim derinliklere kaçıyor,
Sinesi kan çanağına dönmüş,
Gözünden yaş değil kan geliyor.

Bilir misin kaos ne zor bir şey,

Devamını Oku
Serkan Bol

Prangalar her bir yanımda.
Bir selam veren yok sokaklarda.
Günümün gülleri soldu.
Mevsimsizdir yıllarım.
Ömrüm de geçiyor mevsimler gibi.
Yapraklar gibi dökülüyor yıllarım bir bir.

Devamını Oku
Serkan Bol

Neşveti gitti mimozanın
Ne ney sesi duyuyorum,
Ne tambur,
Birileri söylüyor hep kahır.
Merhabalar elveda gibi,
Varlığın özü suretten öte değil,

Devamını Oku
Serkan Bol

Nasılsın iyi misin ?
Bilmiyorum ki iyi miyim ?
Sen nasılsın demeyeceğim,
Sen iyi olacaksın,
Tebessüm edeceksin bana,
Yükseklerden bir yerden güneş göndereceksin,

Devamını Oku
Serkan Bol

Mustafa'm
Sen hayatının baharında buralardan giderken,
Ben senin yaşadığın kadar daha yaşadım,
Yaşıyorum Mustafa'm
Gidişin bir bahar günüydü,
Senden kalanlar hep sonbahar hüznü gibi.

Devamını Oku
Serkan Bol

İçsellikten çıkan zahir ne acı,
Mevsim dönüyor kışa,
Tek başıma notasını yazıyorum yarınların,
Bu yüzdendir münzevi hallerim,
Soyutlandım günlerden zamanlardan,
Kim acı bir hatıra bırakıyor ise düşünsün,

Devamını Oku
Serkan Bol

Kuralım gitsin hayallerimizi.
Düne dair ne varsa atalım gitsin.
Unutmak mümkün olmaz elbet.
Bastıralım yaşananları,
Anlatma vakti bugün değil.
İfşa olsa da olmasa da gelecekte herşey.

Devamını Oku
Serkan Bol

Şehirlerinde aydınlık olsun geleceğimizin,
Ümitle tazelenmek hoyratça olsun,
Bahar buselerinin coşkusu olsun gonca güllerde.
Damlasın su damlacıkları gönül bahçelerine .
Hevesimizi kırmasın zaman.
Dehlizinden çıkaralım eskimeyen dizeleri.

Devamını Oku
Serkan Bol

Mutsuz kentlerin mutlu insanları birbirine yapmacık tebessümlerle bakıyorken ben karmaşık duygular içindeyim. Nedenini bilmediğim bir duyguyla kendimi o ortamlarda fazlalık hissediyorum . Ölü doğmuş yarınlar gibi ortamlarda sanki ölü doğmuş oluyor benim gözümde. Babalar, anneler kendi çocuklarına en güzel masalları anlatırken ölümü bekleyen çocukları umursamıyorlar. Oysa masallarımızda toplumsal mutluluk vardı. Hayatı her şeyiyle kabul etme, birlikte mücadele etme etme. Olumsuzlukları birlikte yenip birlikte sorunlarla baş etme vardı.
Mutluluk çoğul kavramdır. Kendi başına aslında birşey ifade etmez. Lakin benlik duygumuz mutluluğun anlamını bizlere unutturmuş durumda.
Ben olma hayat tarzımız olmuş malasef. Kayıtsız şartsız dostluklar vardı yıllar öncesinde. Yıllar öncesinin samimi duygularını öldürdük sanırım. Seksenli , doksanlı yılların arabesk kültürü inanılmaz şekilde şehrin elitleri tarafından eleştirilmişti. Ancak arabesk kültürü gidince sanki duygularda öldü. Arka sokaklarda ölen duygular dolayısıyla şehirleri mutsuz etti, hayatları mutsuz etti. Haliyle de Gözlerdeki ışıltı kayboldu. Samimiyet kaf dağlarının ardına gitti.
Mecburi birliktelikler var .Birbirimizin gözlerini unuttuk, hayat tarzlarımız mecburiyetler üzerine kurulmuş. Oysa öylemi olmalıydı. Toplumsal geleneklerimiz bize öğrettiği farklıydı. Teknoloji birbirimize olan bağlılığımızı azalttı. Makinalar geldi gülen gözler gitti. Fesatlık üzerine kurulu bir düzen var şimdi. Kimse kimsenin bir adım ilerisini istemiyor. Peki herşey böyle mi olmalıydı? İmece kültürünü bırakmasaydık duygularımız ölür müydü? Zannedersem rahata kavuşma arzusu sevgisizliği topluma dayattı. Sevgi emek ister, sevgi fedakarlık ister, sevgi paylaşmayı ister. Bence tüm mesele bundan ibarettir.

Devamını Oku