Dün yok gibi ,
Bugün de yaşanmamış gibi olacak.
Yarını da kim bilebilir ki!
Anlamak yetmiyor.
Anlatmak da...
Kelimeler cümleler vurgun yedi,
Dün yok gibi ,
Bugün de yaşanmamış gibi olacak.
Yarın da kim bilebilir ki!
Yokluk ötesi bir hayat sanki yaşananlar.
Anlamak yetmiyor.
Anlatmak da...
Caddeler sessizliğe bürünürken,
Düşüyoruz kendi derdimize,
Hafızamızı bir bir yitirirken,
Düşlemekten öte bir şey gelmiyor elimizden.
Mevsimi yok şimdi esen rüzgarların,
Ah Can!
İçimdeki yangını hissedebiliyor musun?
Yanmak...
Yanmak nasıl bir duygudur bir bilsen,
Anlatmak vardı lisanın döndüğünce anlatmak...
Ama bize düşen susmak.
Koşun koşun!
Ne duruyorsunuz ?
Volkan olmuş içim yanıyor,
İçimde yangınım büyüyor söndürün.
Mevcudiyetim çıkmıyor batınımdan,
Geçmişe gittim Can,
Onlarca zaman geriye...
Değişen ne dedim kendi kendime.
Değişen....
Değişeni düşünüp dururken;
Sonra kırılganlıklarım geldi aklıma.
Hayatın bin bir türlü tarifi var,
Hangisi senin tarifin bilemem,
Yaşam,
Kimine göre cıvıl cıvıl bir bahar çoşkusu,
Kimine göre kış örtüsü.
En nihayetinde tam tarifi yok bildiğim hayatların.
Uçurumlar var gözlerimde,
Dökülüyorum yaprak yaprak,
Çıplak kalıyorum gözlerde,
Rüzgar savuruyor beni bilinmeyene.
Dur! Benimle dursun gecelerim,
Düne dair ne varsa atalım gitsin.
Bastıralım yaşananları;
Anlatma vakti bugün değil.
İfşa olsa da olmasa da;
Herşey yazılır birgün.
Kendimi bırakıyorum düş sokağına,
Dizginimden kurtuluyorum.
Aynasını kırdım gecelerin,
Gülüşmelerimi yazsın kader.
Yan odada konuşuluyor tüm sırlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!