Serhat Çalışkan Şiirleri - Şair Serhat Ç ...

Serhat Çalışkan

Azize hanım o gün ders aralarında ve ders çıkışı öğleden sonra gittikleri çay bahçesinde bütün hayatını,daha doğrusu hayatına damga vuran son altı yılı anlattı Hilâle.Hemde eksiksiz,en ufak bir ayrıntıyı bile atlamadan.Hilâl onunla birlikte dolaşmaktan bile korkuyordu artık.Ya benide öldürürlerse,ya benide rahatsız ederlerse diye tereddüte düşüyordu kendi içinde.Ama Azize hanımıda kaderiyle başbaşa bırakmaya gönlü razı olmuyordu.Savcılığa gitmeye razı edememişti.Azize hanım dersaneden ayrılacağını söylemişti.Sabah Hilâlden saklamaya çalıştığı kağıdın istifa dilekçesi olduğunu söylüyordu.Kendisi yüzünden bütün dersanenin,öğretmenlerin,öğrencilerin huzurunu kaçırmak istemiyordu.Hilâl bir ara Azize hanıma kızgın bir ses tonuyla sordu
--Peki Azize hanım devlet sizi niçin yalnız bıraktı.Korumaya almadı,çalışmak zorunda bırakıldınız?
---Hayır Hilâlcim,devletimize allah zeval vermesin onlar beni korumak istediler,hatta iki yıl sürekli evimi gözetim altında tuttular.Attığım her adımdan haberdar oldular.Ama takdir edersinki tek asker kocam değildi,her askerin ailesine devlet koruma verse ne olur düşünsene.Hem bunu birazda ben istemedim,Serkan büyüdükçe biraz daha bu olayı unutsun istedim.Parasal sıkıntım yok benim.Bu köhne dersanede çalışmamın sebebi biraz izimi kaybettirmek içindi.Üç yıldır bu dersanedeyim,dersaneden çıkınca doğru oğlumun yanına giderim,ordan anneme gideriz.Annemde burda oturuyor.
---İyi ama ömrünüzü saklanarakmı geçireceksiniz.
---Ben oğlum büyüsün,işini eline alsın ondan sonra köye yerleşirim diye düşünmüştüm.Emekliliğime urda iki üç sene kaldı
--Neden devlet okullarında görev yapmadınız

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Madam Beki ve Hilal caddenin karşısına geçip,deniz kıyısındaki parka gitmişlerdi.Aslında kapalı bir mekanda oturmak istemişti Madam Beki ama Hilal konuşacaklarını diğer insanların duymasından korkmuş olacaktıki açık havada oturalım diye diretmişti.Çocuk parkında banklardan birine oturdular,Hilal az ötedeki kefeteryadan çay alıp gelmişti.Madam Beki söze başladı
---Bak Hilalcim sana şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle,Çünki senin için çok önemli şeyler söyleyeceğim.
--Buyrun
---Sen bu Muratla evlenmeyi düşünüyormusun,tabii nişanlı olduğuna göre evet
---Henüz nişanlı değiliz
Hilal bunu neden söylediğini bilmiyordu.Sanki kadın birşeyler biliyormuş gibi gelmişti,aklınca yada bilinçaltına yerleşmiş korkular sonucu Muratla ilişkim resmi değil demeye getirmişti.

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Bir hançer,bir kalbe bukadarmı yakışır
Saplayan sensin diye,olmasın gülüm
Senin mezar dediğin bana cennettir
Sensiz yaşamak diyet,hürriyet ölüm.

Yüreğim,yüreğini seviyor dedin

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Dostum sen bu dünyayı,ne sanıyorsun
Bir zoraki çırpınış,senin hayat dediğin
Yıllar sonrasına kafamı yoruyorsun
Üç aylık bir tatil senin hayat dediğin

Bak bir geriye kimler yaşamış

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Orhan kapının göbeğini değiştirmeye Hasanı göndermek istedi,ama Hasan nedense bin dereden su getirip dükkanda işleri olduğunu bahane ederek,kapıyı tamir etmeye Orhanın gitmesini istedi.
Nebiye ve Orhan,Nebiyenin evine doğru yola çıktılar.Yolda giderken,Nebiye,Orhana pek yakın yürümüyor,bir metre önden ve hafif yana doğru kayarak,sanki kendisini seyrettirmeye çalışıyordu.Çok güzeldi nebiye,vucudu öylesine zarif ve yerli yerindeydiki bir erkeğin böyle bir mükemmelliğe çok fazla ilgisiz kalma şansı yoktu.Orhanda bütün uğraşlarına ve rahat tavırlarına rağmen gizliden gizliye Nebiyenin,asfalt üzerinde bir martının,denize doğru süzülmesine benzeyen süzülüşünü izliyor,bunu ona farkettirmemeye çalışsada,kendisine kaçamak bakışlar atan Nebiye her seferinde Orhanın gözlerini yakalıyordu.Yol boyunca sadece birkaç kelime konuşmuşlardı,Nebiye öğrenci olduğunu,üçüncü senesini okuduğunu,fransızca ve ingilizceyi iyi konuştuğunu,okul bitince tercümanlık yapmak istediğini söylemişti.
Orhanda daha önce birkaç okul bıraktığını,artık tahsil hayatından gerçek hayata geçtiğini söylemişti.
Apartmanın içine girdiklerinde,Orhan merdivenlere yönelmiştiki,Nebiye müdahale etti
--Asansöre binelim,dördüncü kat
--Oluuur

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Hadi varmısın aşık olmaya
Ama yağma yok sonuna kadar
Varmısın dünyaya karşı durmaya
Geri vites yok,ölüme kadar

Korkuyu kaldırıp,atalım çöpe

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Bana parkta servetimi neden şehit ailelerine yada kimsesizlere bırakmadığımı sormuştun,
-Evet
--Bunun bir sebebi daha var.
-Nedir?
--Sizin inanışınıza göre bu dünyadaki iyilikler ve kötülükler öbür alemde değerlendirilecek,ve ceza yada mükafat olarak geri,dönecek.Cennet ve cehennem.
-Evet,

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Ecelim elinden olacaksa güzelim,
Azraile bir saniye direnmem bilesin,
Sen eğer peşimden gelmeyeceksen,
Cennete almasınlar beni,
İnanacak bir tanrı daha olsaydı,
Ondanda sadece seni isterdim,

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Meyhaneci,ben geldim.
Bu akşam efkârlıyım,bir duble istanbul ver,
Sokakları başımı döndürsün,
Bir dilbere vurulayım.
Lotodan para çıksın,
Cihangirde ev alayım.

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

İkibin üç'ün sonbaharında,
Soğuk ve pis kokulu hastane koridorlarında,
Vaz geçtim hayal kurmaktan,
Ve,
Acil kantini muhabbetlerimde,
Ürkütücü bir hikayeydi babam,

Devamını Oku