Üç yanlışın bir doğruyu götürdüğü sınavlara alışığız biz,
Yanlış yapmayı bu yüzden seviyoruz,
Üç kişi aynı anda işeyince bir saatte dolan havuzu,
Tek bir kişi bir dakikada boşaltır bu ülkede,
Düşünceye özgürlüğün istendiği,
Bak gözlerime
Bir dünya var orda,
İster kendin gir,
İstersen beni çıkar.
Gözlerimde sen dursan
Dünyalar benim zaten,
Eski aşkların yarasını sarmadan daha
Allahım bu çile revamı bana.
Sen yaratmadınmı,herşeyi,
Yeri,göğü,kainatı,insanları,
Nefreti,sevgiyi,aşkı,
Aşkı!
Otur şöyle yanıma
Yüreğimi dinle gülüm!
Sevdanın soğuğu olmaz
Yanındayken,sıcaklığı kavurur
Uzaktayken ateş olur,yüreğine oturur
Bu sefer süslü kelimelerim yok,
Seni yormayacağım,
Yüreğim söyle diyor
Aklıma sormayacağım.
Hani çıkıyorsunya caddenin köşesinden,
Ben o asfaltı yalamak istiyorum,
Hiçbir hasret,bukadar çekilesi gelmemişti ona.Daha önce defalarca terkedeni olmuştu,yada o terketmişti ama hiç böylesi acımamıştı yüreği.Bu seferkinin acısı bile güzeldi,yüreğindeki sıkışıklığı atmak,teselli aramak için hiç bir yola başvurmak istemiyordu,bu ızdırapla yaşamayı seviyordu her nedense.Eskiden,dost sohbetlerinde bir kaç duble rakıya gömdüğü kederini şimdi kimseyle paylaşmak istemiyor,onun yokluğunu bile seviyordu.İçinde çırpındığı keder bitmesin,yüreğinden Mavi gitmesin istiyordu.
Yazdığı romanın ilk sayfasından başlayıp,kaldığı yere kadar hergün defalarca okuyor,''keşke şunuda yazsaydım,keşke burda bundanda bahsetseydim'' diye hayıflanıyordu.Her yazdığı satırda Mavinin kadife sesi kulaklarında yankılanıyor,onun suskunluğundan, onun sesiyle uyanıyordu.
Tam sekiz gündür,ona gönderdiği mesajı okumamıştı Mavi.Hergün artık okumuştur diye bilgisayarı açıyor,mesajlar bölümünün gidenler kısmında,okunma tarihinin karşısındaki boşluk,öyle bir derin görünüyorduki gözüne bu dipsiz kuyuda unutulmuş bir sefil sanıyordu kendini.
Orhanı asıl üzen,Mavinin mesajını okumamış,yada cevap atmamış olması değil,sekiz gündür hiç mesajlarını açmamış olmasıydı.Yoksa hiç umursamıyormuydu onun varlığını,ve amansız çırpınışlarını,
Yüzme bilmediğini söylemişti orhana,orhanda olurda birgün fazla açılır boğulma tehlikesi yaşarsa kendisini kurtaracağını söylemişti ona,oysa şimdi Orhan boğulmak üzereydide,Mavinin umrunda değildi.Orhan yüzme biliyorduda,bu sefer akıntıya kapılmıştı,kulaç attıkça dibe vuruyor,dibe vurdukça su yutuyordu.Hani su hayattı,hayat koca bir denizdi madem,niye bir kaşık suda boğuluyordu
Henüz gideli yirmi gün olmuştu ama,Orhan hergüne bir şiir yazmış,ama şiir bile o gidişe akıl sır erdirememişti.Gerçi Mavi,Orhanı bir şair olarak görmüyordu ama,dünya üzerinde yaşamış,yaşayacak hangi şiir üstadı onu Orhanın şiirlerindeki kadar sevdirebilirdi Orhana.Üstad Necip Fazıl,yada Nazım Hikmet onu Orhan kadar büyük harflerle yazabilirmiydi dizelere,yada taşırabilirlermiydi,gündüz hayale,gece düşlere
Yüreğimde kredili bir aşkın gecikmiş faizleri,
Beni değil,sözleşmeyi arıyor,sevgilinin gözleri,
Hayatımıza damga vurmuş,para birimleri,
Hayallerimize on iki taksit yapıyor asrın tefecileri
Bir evimiz olsun,pembe panjurlu derdik eskiden,
Baba bak ben geldim,tekne kazıntın,
Hani son gördüğünde şu kadarcıktım,
Hiç büyüyemedim biliyormusun?
Halâ o Bir Mayıstaki acı var gözlerimde,
Yıllardır ağlıyorum.
Ve her bir mayısta seni anıyorum,gözlerim kan revan
Arada sırada,pencereye bak
Ben ordayım,göreceksin,
Ortalığı,sele boğan,yağmura inat
Gözyaşlarıma,şahitlik edeceksin
Vurdun,geçtin,kalbimi,
Şimdi topla diyorsun
Bu gece üzerine hiçbirşey giyme,
Seni anadan üryan görmeye geldim
Seninle hayaller kurmaya değil,
Bir yalanı seyredip gitmeye geldim.
Gözlerini kapat,utanırım diyorsan,




-
Ebru Ercan
Tüm Yorumlarben evli bir bayan olarak bu söylediklerinizi(allaha şükür) yaşamıyor olsam da yaşayan birçok kadın adına %100 doğru bulduğumu belirtmek istiyorum ve samimi yazınız için tesk ediyorum.kaleminize sağlık...