Dünya içinde dünyadan uzak
Ahret dışında ahretin içinde
Biçare biçimde
Ayrı bir hayat yaşıyorum bir biçimde
Gönlüm sükût eder, dilim suskun
Efendim yürekten bağlıyım sana,
Himmet edersen olurum Baha.
Seninle el sürerim ateşe hara,
Yangınım bol olur ama olmaz yara.
Sende bulur gönlüm ne varsa çâre,
Ey sevgilim;
Gel de gör, ne oldu bana,
Yokluğunda…
Gün, güne benzemedi artık,
Sabahlar ışığını unuttu.
Az önce bir şiir beni öldürmeye çalıştı,
adımı anmadan,
tam kalbimden tanıdı.
Ne bir iz bıraktı tenimde
ne de ses.
Göze perde iner her şey benim zanneder
Bir aşkı sadık kalır geriye , çekilince perde-i kader
Sadık yare teslim olan görür mü hiç keder
Nefsine uyan, ben benim zanneder.
Gönlüm dilime vurdu
Dışarda leyli bahar,
Sözler kalemim oldu
Ellerim durmaz yazar.
Bir sızı düştü içime,
Madem ki bir bedendik, ayrı düştük ne diye?
Bir can yansa, ateşi düşmez mi diğerine?
Ne ben senden üstünüm, ne sen benden aşağı,
Toprak bizi eşitler, emanet olan bu canı.
Gönlünde yara olana,
Kendini sızı içinde sunar her şey.
Gözyaşıyla yoğrulana,
Gül bile diken gösterir her şey.
Kalbi gam ile dolana,
Görmedim cemâlini, can yandı, ser kaldı
Her nefeste “Ah!” dedim, bu aşk dağları deldi
Zikrini her dem anarken, kalbim tende tutsak
Ne yoldan dönebiliyorum, ne vuslat gösterdi hak
Sensiz geçen her gece, bir ömürden ağır
Gönül muhabbetine susadı
Hangi âlemdesin iki gözüm
Dağlar taşlar dile geldi
Sen niye sustun iki gözüm
Yunus der ki ben ben değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!