Kader diyemez
hiç çaba göstermeyen.
bahane olur dudaklarında söz,
irade terk edilmişken.
yazgı, tembelliği
Gönlüm dilime vurdu
Dışarda leyli bahar,
Sözler kalemim oldu
Ellerim durmaz yazar.
Bir sızı düştü içime,
Madem ki bir bedendik, ayrı düştük ne diye?
Bir can yansa, ateşi düşmez mi diğerine?
Ne ben senden üstünüm, ne sen benden aşağı,
Toprak bizi eşitler, emanet olan bu canı.
Gönlünde yara olana,
Kendini sızı içinde sunar her şey.
Gözyaşıyla yoğrulana,
Gül bile diken gösterir her şey.
Kalbi gam ile dolana,
Görmedim cemâlini, can yandı, ser kaldı
Her nefeste “Ah!” dedim, bu aşk dağları deldi
Zikrini her dem anarken, kalbim tende tutsak
Ne yoldan dönebiliyorum, ne vuslat gösterdi hak
Sensiz geçen her gece, bir ömürden ağır
Gönül muhabbetine susadı
Hangi âlemdesin iki gözüm
Dağlar taşlar dile geldi
Sen niye sustun iki gözüm
Yunus der ki ben ben değil
Halimi sorarsan, bilmem ne haldeyim,
Ben beni yitirdim, umarım Sendeyim.
Sensiz bu cihanı, neyleyim, neyleyim?
Kavuştur bizleri, ya Rab tez eyleyin.
Ata binsem yolda, yetişir miyim ben?
Gönlüm kanatlanmış uçmak istiyor
Kırma kanadını gönlümün , etme mahzun
Ki rab o gönüllerdedir , o gönül ki harap
Karların ardından bir güneş çıkaracaktır, ya rab.
Ne gece baki ne gündüz demedin mi bana
Aşık aşkıyla övünmez aşığıyla övünür
Kendine yari gibi bakar kendinden yari görünür
Gönül yurdundan yare irmik irmik örülür
Öldüğünde yalnız bir tek kalbe gömülür
Gözümden düşen dünya, bir damla kadar ağır,
Ne bir ses yankı olur, ne kalır içimde sabır.
Kırılmış aynalarda çoğalır eski hatır,
Ben baktıkça silinir, ben sustukça çoğalır.
Avuçlarımda erir dünün soğuk izleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!